DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 12.03.2020 KARAR TARİHİ: 29/05/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile 01/05/2018 tarihli ve 97.000-TL bedelli çeke istinaden kambiyo takibi başlatıldığını, çekteki imzanın müvekkili firmaya ait olmadığını, müvekkilinin alacaklıyı ve çekte imzaları bulanan cirantaları ve keşideciyi tanımadığı gibi, diğer şahıslarla da ticari bir ilişkisi bulunmadığını, takip dayanağı evrak sahte olarak düzenlendiğini, taraflar arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını ileri sürerek, davanın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2022/1914 Esas KARAR NO: 2024/1013 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/05/2022 NUMARASI: 2020/103 Esas, 2022/433 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 12.03.2020 KARAR TARİHİ: 29/05/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile 01/05/2018 tarihli ve 97.000-TL bedelli çeke istinaden kambiyo takibi başlatıldığını, çekteki imzanın müvekkili firmaya ait olmadığını, müvekkilinin alacaklıyı ve çekte imzaları bulanan cirantaları ve keşideciyi tanımadığı gibi, diğer şahıslarla da ticari bir ilişkisi bulunmadığını, takip dayanağı evrak sahte olarak düzenlendiğini, taraflar arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile dava değerinin %20sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının icra hukuk mahkemesine yaptığı imza inkarının reddedildiğini, müvekkilinin ciranta olduğunu, alacağına mukabil çeki aldığını, önünde bulunan cirantalardan da alacağını alamadığını, müvekkilnin ciro imzasının gerçek olup olmadığını bilemeyeceğini savunarak, davanın reddine, karşı taraf aleyhine %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılma sonucunda; senette imzaya yönelik sahtecilik definin mutlak defilerden olduğu, iyiniyetli hamil de dahil herkese karşı ileri sürülebileceği, bilirkişi incelemesi sonucu celbedilen imzalar ile çekteki imzanın farklı olduğunun tespit edildiği, raporun soruşturma dosyasında alınan rapor ile mahkemece alınan raporun birbiriyle uyumlu olduğu gerekçesiyle, davacı şirketin davalıya borcunun olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olduğu hususunun dosya kapsamı ile ispata muhtaç olduğundan, yasal koşulları oluşmayan tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; dava konusu çek üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edildiğini, soruşturma sırasında söz konusu imzanın müvekkiline de ait olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin çekin kullanılmasında, icra takibi yapmasında herhangi bir kusuru bulunmadığını, cirantanın çekin kim tarafından imzalandığını bilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla menfi tespit davasının kabul edilmesi ile hükmedilen 15.702,32 TL vekalet ücretinin müvekkiline yükletilmesinin hukuka ve yasaya aykırı oldu...