Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davaya konu vade farkı faturasının içeriğini kabul etmediklerini, teslimi gerçekleşmeyen faturayı iade etmek ve teminat mektubuna konu bedelin kendilerine iadesinin gerçekleştirilmesi amacıyla davalı tarafa 13.01.2022 tarihinde ihtarname gönderildiğini, vade farkı faturasının düzenlenerek tahsil edilebilmesi için şirketin temerrüde düşmüş olması gerekmesine rağmen kendilerinin davalı tarafından temerrüde de düşürmediğini, davaya konu fatura içeriğinde, hangi satış faturasının/faturalarının ne zaman ödendiği ve dolayısıyla ne zamana kadar ve ne tutarda vade farkına hak kazanıldığı belirtilmediğini, teminat mektubu haksız şekilde tazmin edilerek davalı tarafça tahsilat yapıldığını, zorunlu arabuluculuk başvurusunda...
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/558 Esas KARAR NO : 2024/31
DAVA : Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/08/2022 KARAR TARİHİ : 16/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vade Farkından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davaya konu vade farkı faturasının içeriğini kabul etmediklerini, teslimi gerçekleşmeyen faturayı iade etmek ve teminat mektubuna konu bedelin kendilerine iadesinin gerçekleştirilmesi amacıyla davalı tarafa 13.01.2022 tarihinde ihtarname gönderildiğini, vade farkı faturasının düzenlenerek tahsil edilebilmesi için şirketin temerrüde düşmüş olması gerekmesine rağmen kendilerinin davalı tarafından temerrüde de düşürmediğini, davaya konu fatura içeriğinde, hangi satış faturasının/faturalarının ne zaman ödendiği ve dolayısıyla ne zamana kadar ve ne tutarda vade farkına hak kazanıldığı belirtilmediğini, teminat mektubu haksız şekilde tazmin edilerek davalı tarafça tahsilat yapıldığını, zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, buradan da sonuç alınamadığını, Davalının bu eylem ile sebepsiz zenginleşmesinin gerçekleşmesi için gerekli şartları ortaya koyduğunu, taraflar arasında faturaya esas olacak satım, hizmet, istisna gibi bir akdi ilişki bulunmadığını, davalı şirket tarafından herhangi bir haklı sebebe dayanmadan, vade farkı adı altında fatura düzenlenerek, kendilerinden haklı bir sebebe dayanmaksızın tahsil edilen bedelin, davalı tarafın kötü niyetli olması sebebiyle, zenginleşmenin gerçekleşmiş olduğu 23.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiziyle birlikte, sebepsiz zenginleşen davalı şirketten tazmini amacıyla bu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, davalı tarafın kötü niyetli olması sebebiyle, zenginleşmenin gerçekleşmiş olduğunu 23.11.2021 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiziyle birlikte, davalı taraftan tazminine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ürün bedellerini ödeyemediğini, davacının, konkordato mühleti talep etmiş olması nedeniyle de alacaklarının ipotekle temin edilmiş olmasına karşın tahsili amacıyla icra takibine geçilmesi için iki yıl beklediklerini, davacı taraf iddialarının temelini evvelce temerrüdün gerçekleşmediğini dolayısıyla vade farkı talep edilemeyeceğine dayandırdığını, vade farkı ile, para borcunun ifasındaki gecikmeden zarar gören alacaklının korunması amaçlandığını, vade farkının alacağın gecikmesi nedeniyle mal ve hizmetin yeni fiyatını temsil ettiğini, vade farkı faiz niteliğinde olmayıp, geç ödemeden doğan fiyat farkı olduğunu, temerrüt faizi ise, borçlunun ifası mümkün ve muaccel olan bir borcu zamanında ifa etmemesi ile birlikte, gecikmiş duruma düşmesi halinde talep edilebilen bir faiz çeşidi olduğunu, temerrüt faizinin borçlunun ifada nitelikli bir gecikmesi halinde, zamanında ödenmeyen borç için ödenmesi gereke...