Davacı vekili tarafından açılan tazminat davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Davalının yanlış test metodu kullanması ve üretime onay vermesi sebebiyle müvekkilinin alıcıya özel olarak ürettiği ve ihraç ettiği .... adlı mufin kek pişirme kağıdının Almanyada yapılan analizlerde kullanıma uygun çıkmamasından dolayı toplatıldığını, müvekkilinin ürünlerin toplanmasından dolayı büyük bir maddi zarara uğradığını, davalının kusurlu ve hukuka aykırı davranışı sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmininin gerektiğini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Yetki sözleşmesine aykırı davranıldığından davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın kısmi dava olarak değerlendirilmesinin...
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/84 Esas KARAR NO : 2023/355
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 24/01/2023 KARAR TARİHİ : 11/04/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH :22/05/2023 Davacı vekili tarafından açılan tazminat davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Davalının yanlış test metodu kullanması ve üretime onay vermesi sebebiyle müvekkilinin alıcıya özel olarak ürettiği ve ihraç ettiği .... adlı mufin kek pişirme kağıdının Almanyada yapılan analizlerde kullanıma uygun çıkmamasından dolayı toplatıldığını, müvekkilinin ürünlerin toplanmasından dolayı büyük bir maddi zarara uğradığını, davalının kusurlu ve hukuka aykırı davranışı sebebiyle müvekkilinin uğradığı zararın tazmininin gerektiğini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; " Yetki sözleşmesine aykırı davranıldığından davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın kısmi dava olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, davacının zararı ortaya koyacak hiçbir delili dosyaya sunmayarak somutlaştırma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davaya konu olayda haksız fiilin şartları gerçekleşmemiş olup müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, işbu nedenlerle kötü niyetli olarak açılan davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki davacı tarafından üretilen ürünlere ilişkin davalı tarafından test hizmeti verilmesine ilişkin sözleşmeye istinaden davalı tarafından verilen test hizmetinin ayıplı olduğu iddiası ile oluşan zararın tazminine ilişkindir. 6100 sayılı HMKnun uyuşmazlıkla ilgili Sözleşmeden doğan davalarda yetki başlıklı 10. maddesi "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir" hükmünü,yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddesi "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. hükmünü ihtiva etmektedir. 6100 Sayılı HMK'nun 17. maddenin ikinci cümlesine göre, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. Bu hükme göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan taraflar, aksine bir düzenleme yapmamışlarsa, dava sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabilir. Diğer bir deyişle, aksi belirtilmediği sürece HMK, yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin münhasır yetkili mahkeme olacağını kabul etmiştir. Bu şekilde yapılmış olan yetki sözleşmesinin münhasır yetkili olacağı madde gerekçesinde de açıkça belirtilmiştir. Görüldüğü üzere, taraflar, salt bir münhasır yetki sözleşmesiyle, kanunun öngörmüş olduğu genel ve özel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırmış olmaktadırlar. Taraflar, bu sonucun ortaya çıkmasını istemiyorsa, yani gene...