İçinde bulunulan yıl sonuna kadar ödenmemiş olan gecikme zammının aslı gibi addolunması ve onun hukuki rejimine tabi tutulması, 6183 sayılı kanunun 51.maddesinin 3.fıkrası hükmü gereği olduğundan, hesaplanan gecikme zammının ödeme emrinde ismen yazılmamış olmasının ödeme emrinin iptalini gerektirecek bir şekil noksanlığını teşkil etmeyeceği hk.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 95/312 K. 97/162 T. 6.3.1997 GECİKME ZAMMI İÇİNDE BULUNULAN YIL SONUNA KADAR ÖDENMEMİŞ OLAN GECİKME ZAMMININ ASLI GİBİ ADDOLUNMASI VE ONUN HUKUKİ REJİMİNE TABİ TUTULMASI, 6183 SAYILI KANUNUN 51.MADDESİNİN 3.FIKRASI HÜKMÜ GEREĞİ OLDUĞUNDAN, HESAPLANAN GECİKME ZAMMININ ÖDEME EMRİNDE İSMEN YAZILMAMIŞ OLMASININ ÖDEME EMRİNİN İPTALİNİ GEREKTİRECEK BİR ŞEKİL NOKSANLIĞINI TEŞKİL ETMEYECEĞİ HK. 213/md. 108 6183/md. 51 , 55 1988 yılının Aralık ve 1990 yılının Ocak ila Temmuz dönemlerine ilişkin katma değer vergisi borcunun süresi içinde ödenmemesi nedeniyle hesaplanıp 1.1.1991 tarihi itibarıyla vergi aslına dönüştürülen gecikme zammının tahsili amacıyla yükümlü kurum adına ödeme emri düzenlenmiştir. Ödeme emrine karşı açılan davayı inceleyen ...... Vergi Mahkemesinin 5.3.1992 günlü ve 1992/335 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesinde; ödeme emrinde, borcun, asıl ve ferilerinin, mahiyet ve miktarlarının belirtilmesi gerektiğinin hükme bağlandığı, uyuşmazlık konusu ödeme emrinin içerdiği kamu alacağının, süresinde ödenmeyen katma değer vergisi üzerinden hesaplanıp asıl addolunan gecikme zammı olduğu halde, ödeme emrinin "takibe alınan borcun türü" kısmında, katma değer vergisi olarak belirtildiğinin, dolayısıyla uyuşmazlık konusu ödeme emrinin, kamu alacağının türü yönünden gerekli kanuni unsuru taşımadığı, bu yönden şeklen sakat olduğu, Danıştay Dördüncü Dairesinin 14.6.1991 günlü ve 1991/2394 sayılı kararının da bu doğrultuda olduğu gerekçesiyle ödeme emrini iptal etmiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesinin 15.9.1994 günlü ve 1994/4098 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 108 inci maddesinde, tebliğ olunan vesikaların, esasa müessir olmayan şekil hatalarından dolayı hukuki kıymetlerini kaybetmeyecekleri, yalnız vergi ihbarı ile ilgili vesikalarda mükellefin adının, verginin nevi veya miktarının, vergi mahkemesinde dava açma süresinin hiç yazılmamış olmasının veyahut bu vesikaların görevli bir makam tarafından tanzim edilmemiş bulunmasının vesikayı hükümsüz kılacağının belirtildiği, 6183 sayılı Yasanın 55 inci maddesinde de, ödeme emrinde bulunması gereken hususların sayıldığı, dava konusu ödeme emrinde her ne kadar kamu alacağının türü, miktarı, vadesi ayrı ayrı yazılmamış ise de; ödeme emrinde açık olmayan bu bilgilerin mahkemece, resen araştırma ilkesi uyarınca araştırılarak açıklığa kavuşturulmasının mümkün olması karşısında, bu bilgiler nazara alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, salt esasa müessir olmayan bir şekil hatası neden gösterilerek, ödeme emrinin iptalinde isabet görülmediği gerekçesiyle mahkeme kararını bozmuştur. Bozma kararına uymayan ..... Vergi Mahkemesi 16.3.1995 günlü ve 1995/377 sayılı kararıyla ödeme emrinin iptali yolundaki ilk kararında aynı hukuksal nedenler ve gerekçe ile direnmiştir. Direnme kararı, vergi dairesi müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir. Yükümlü kurumun Aralık 1988 ve Ocak ila Temmuz ...