VERGİ MAHKEMELERİNİN GÖREVİNE GİREN İHTİRAZİ KAYITLA BEYANA DAYALI TARH İŞLEMİNİN İPTALİ İSTEMİYLE, AYNI DİLEKÇE İLE DANIŞTAYDA İDARİ DAVA AÇILMASININ MÜMKÜN OLMADIĞI HAKKINDA
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2019/433 E. , 2019/667 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2019/433 Karar No : 2019/667 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi VEKİLİ : … KARŞI TARAF (DAVALI) : 1- Hazine ve Maliye Bakanlığı (Maliye Bakanlığı) - ANKARA VEKİLLERİ: … 2- İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı - İSTANBUL (Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü) İSTEMİN KONUSU: Danıştay Dördüncü Dairesinin, 01/11/2018 tarih ve E:2014/388, K:2018/10300 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Dava; davacı şirket tarafından, ilişkili şirketlere vermiş olduğu borç para nedeniyle hesaplanan vade farkı bedellerinin ilişkili şirketler tarafından örtülü sermaye üzerinden hesaplanan faiz kabul edilerek kanunen kabul edilmeyen gider olarak kurum kazancına ilave edildiği, bu tutarın iştirak kazancı istisnası olarak değerlendirilerek kurumlar vergisi matrahından indirilmesi gerektiği ihtirazı kaydıyla verilen 2012 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde iştirak kazancı istisnası olarak dikkate alınmayan kısım üzerinden tahakkuk eden verginin kaldırılması ve buna dayanak 03/04/2007 tarih ve 26482 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 1 Seri No'lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliği'nin 12.4.1. bölümünün üçüncü paragrafında yer alan ''şartların varlığı halinde'' ibaresi ile 12.4.1. bölümünün son paragrafında yer alan "...Örtülü sermaye kapsamındaki finansmanı kullandıran kurum nezdinde yapılacak düzeltmede dikkate alınacak tutar, kesinleşince ödenen tutar olacaktır..." ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır. Danıştay Dördüncü Dairesinin, 01/11/2018 tarih ve E:2014/388, K:2018/10300 sayılı kararı: Düzenleyici işlem yönünden: Maliye Bakanlığı tarafından dava konusu düzenleyici işlem hakkında kesin hüküm bulunduğundan iptal istemine ilişkin kısmın incelenmeksizin reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de; kesin hüküm oluşturduğu ileri sürülen davanın tarafları ile bu davanın taraflarının aynı olmaması hususu dikkate alındığında davalı Maliye Bakanlığının dava konusu düzenleyici işlem hakkında ''kesin hüküm bulunduğu'' itirazı yerinde görülmemiştir. Genel Tebliğin dava konusu edilen "Örtülü sermaye kapsamındaki finansmanı kullandıran kurum nezdinde yapılacak düzeltmede dikkate alınacak tutar, kesinleşen ve ödenen tutar olacaktır." bölümü Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 12/7. maddesinin izahatı niteliğinde olup bu açıklamaların söz konusu madde hükmüne aykırı herhangi bir hususu içermediği görülmektedir. Öte yandan, Genel Tebliğde borç veren tarafından düzeltme yapılırken, faiz gelirlerinden örtülü sermayeye isabet eden kısımların kâr payı geliri olarak dikkate alınacağı açıkça belirtilmiş ve örtülü sermaye kapsamında elde edilen faiz gelirinin kâr payı sayılmasına ilişkin herhangi bir koşul getirilmemiş olup kâr payı geliri olarak dikkate alınan bu kısmın iştirak kazançları istisnası olarak vergiden istisna edilebilmesi için şartların varlığının aranacağı ifade edilmiştir. ...