Davacı adına, satın aldığı taşınmazın bedelinin, tamamının eşi tarafından karşılandığı ifadesine dayanılarak ivazsız intikalin varlığından söz edilmiş ise de taşınmaz için banka kredisi kullandığı iddiası da bulunulduğundan, bu kredinin kimin adına çekildiği, kim tarafından ödendiği vb. hususlar araştırılarak ivazsız intikalin varlığının somut olarak ortaya konulmadığı hakkında.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E. 2016/858 K. 2016/1301 T. 28.12.2016 VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ İVAZSIZ İNTİKAL DAVACI ADINA, SATIN ALDIĞI TAŞINMAZIN BEDELİNİN, TAMAMININ EŞİ TARAFINDAN KARŞILANDIĞI İFADESİNE DAYANILARAK İVAZSIZ İNTİKALİN VARLIĞINDAN SÖZ EDİLMİŞ İSE DE TAŞINMAZ İÇİN BANKA KREDİSİ KULLANDIĞI İDDİASI DA BULUNULDUĞUNDAN, BU KREDİNİN KİMİN ADINA ÇEKİLDİĞİ, KİM TARAFINDAN ÖDENDİĞİ VB. HUSUSLAR ARAŞTIRILARAK İVAZSIZ İNTİKALİN VARLIĞININ SOMUT OLARAK ORTAYA KONULMADIĞI HAKKINDA. 213/md. 352 7338/md. 10 Temyiz Eden : İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı (Yeditepe Veraset ve Harçlar Vergi Dairesi Müdürlüğü) Vekili : Av. ... Karşı Taraf Vekili : Av. ... İstemin Özeti: Davacı adına, sahibi olduğu gayrimenkulün satın alınması için eşi tarafından yapılan ödemenin ivazsız intikal olarak veraset ve intikal vergisinin konusunu oluşturduğunun ve beyanda bulunulmadığının saptandığından bahisle, ek süre verilerek, beyana davet edilmesinden sonra, ihtirazi kayıtla yapılan beyan üzerine 2007 yılı için tahakkuk ettirilen veraset ve intikal vergisi ile kesilen usulsüzlük cezası davaya konu edilmiştir. İstanbul 1. Vergi Mahkemesi, 16.05.2011 gün ve E:2010/693, K:2011/1915 sayılı kararıyla; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan kişilerin yurt içi veya yurt dışında elde edecekleri ivazsız intikallerin veraset ve intikal vergisinin konusunu oluşturduğu, bu ivazsız intikalin anne, baba, eş ya da çocuk tarafından gerçekleştirilmesinin muafiyet ya da istisna kapsamına girmeyip, yalnızca verginin oranı yönünden bir sonucu olduğu, davacının 2007 yılında ... adresindeki gayrimenkulü edinmesiyle ilgili yapılan inceleme sonucunda düzenlenen rapora ekli 09.06.2009 tarihli ifade tutanağında; söz konusu gayrimenkulün tapuda kimin adına tescil edildiği ve ödemelerinin kimin tarafından yapıldığı sorusuna davacının, "Söz konusu gayrimenkulün tamamı tapuda benim adıma tescil edildi. Ödemelerin tamamı ivazsız olarak eşim tarafından karşılandı." şeklinde beyanda bulunduğu, bu ifadeye göre eşinden ivazsız olarak yapılan ve gayrimenkulün satın alındığı tutarı oluşturan para miktarları üzerinden veraset ve intikal vergisi beyanında bulunması için davacıya 213 sayılı Vergi Usul Kanunu?nun 342?nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 15 (onbeş) gün süre verilmesi; bu süre içinde beyanda bulunması halinde 213 sayılı Kanunun 352/ 1-11 maddesi uyarınca usulsüzlük cezası kesilmesi, bu süre içinde beyanda bulunulmaması halinde ise cezalı tarhiyat yapılması gerektiğinin belirtildiği, bu rapor uyarınca, 05.11.2010 tarihli yazı ile kendisine beyana çağrı mektubu gönderilen davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk eden veraset ve intikal vergisi, damga vergisi ve kesilen usulsüzlük cezası üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, olayda, inceleme raporuna dayanak alman 09.06.2009 tarihli tutanakta davacının, söz konusu gayrimenkul için toplam 370.000-EUR ödeme yapıldığı, bu tutarın tamamı için ... Karaköy Şubesinden kredi kullandığını ve bun...