Vakıf senedinde öngörülmesi nedeniyle yürüttüğü faaliyetlerin hizmet niteliğinde bulunduğu, bu hizmetin sunulacağı yolundaki taahhüdüne karşılık vakıf tarafından üyelerden elde edilen emeklilik ve risk tazminatı keseneğinin hizmetin bedeli olduğu ve elde edilen gelirin faaliyetin devamı açısından nemalandırılmasının piyasa ekonomisine katkıda bulunduğu gözetildiğinde iktisadi teşekkülün varlığı sonucuna ulaşıldığından, bu yöndeki ısrar hükmüne yöneltilen temyiz isteminin reddi gerektiği; matrahın hukuka uygunluğu noktasında bir tespit ve gerekçe içermeyen ve bu açıdan temyiz incelemesine tabi tutulmayan mahkeme kararının hukuka uygunluğunun değerlendirilmesi için dosyanın dairesine gönderilmesi gerektiği hakkında.
Vergi Dava Daireleri Kurulu 2012/36 E. , 2013/206 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2012/36 Karar No : 2013/206 Temyiz Edenler: 1- ... Vakfı Vekili: ... 2- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: 2002 yılı işlemleri incelenen davacı vakfın faaliyetleri dolayısıyla iktisadi işletme teşekkül ettiğinin saptanmasına bağlı olarak kurumlar vergisi beyannamesinin verilmemesi nedeniyle adına 2002 yılı için vergi ziyaı cezalı olarak salınan kurumlar vergisi, hesaplanan fon payı ile 2002 yılının tüm dönemleri için salınan geçici verginin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. Davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi, ... günlü ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda vakfın emekli keseneği toplamak ve bu keseneklerden oluşan fonu değerlendirmek suretiyle vakıftan ayrılan veya emeklilik hakkı kazanan üyelerine toptan ödeme yaptığı ya da emekli aylığı bağladığı, bunun yanı sıra risk teminatı adı altında bir kesenek toplamak ve bu kesenekte oluşan fonu değerlendirmek suretiyle üyelerine veya kanuni mirasçılarına ölüm ve maluliyet durumlarında risk tazminatı ödediği, ayrıca üyelerine geri ödeme vadesi en fazla 48 ay olmak üzere mesken ve ihtiyaç finansmanı yardımında bulunduğu ve üyeleri ile vakıftan emekli aylığı alanlara sağlık sigortası hizmeti verdiği hususlarının tespiti üzerine davacı vakfın yürüttüğü bu faaliyetlerin bireysel emeklilik ve hayat sigortası şirketlerinin faaliyetleri ile benzerlik gösterdiği, dolayısıyla vakfa ait iktisadi işletme teşekkül ettirildiği sonucuna varılarak inceleme raporuyla belirlenen matrah üzerinden tarhiyat yapıldığı, uyuşmazlığın anılan faaliyetlerin iktisadi işletme kapsamında yapılıp yapılmadığının tespitine ilişkin olduğu, vakfın, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 468'inci maddesinde yer alan "Esas mukavelede şirketin müstahdem ve işçileri için yardım sandıkları ve sair yardım teşkilatı kurulması ve idamesi maksadıyla akçe ayrılması derpiş olunabilir. Yardım maksadına tahsis olunan para ve diğer mallar, şirket mallarından ayrılarak bunlarla Medeni Kanun hükümleri dairesinde bir tesis meydana getirilir" hükmü uyarınca kurulduğu, bu madde hükmünün, şirketlerin çalışanlarına yardım edebilmelerini sağlamak amacıyla şirket mallarından ayrı bir tesis meydana getirebilmeyi düzenlediği ve bu amaçla madde hükmüne göre yardım vakfı kurulabileceği, ancak, başka kanunlarda kuruluş esasları ve kapsamı belirlenen faaliyetlerin, bu kanunlarda yer alan hükümler hilafına vakıf bünyesinde yürütülmesine olanak bulunmadığı, davacı vakfın yürüttüğü bireysel emeklilik faaliyetinin 4632 sayılı Bireysel Emeklilik ve Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununda düzenlendiği ve bu kanuna göre kurulacak emeklilik şirketinin anonim şirket şeklinde olması gerektiğinin belirtildiği, vakıf bünyesinde yürütülen sigorta faaliyetinin ise 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu kapsamında olduğu ve bu kanuna göre de, sigorta şirketinin anonim şirket veya kooperatif şeklinde kuru...