Emlak komisyonculuğu faaliyeti ile iştigal eden yükümlü şirketin kendi adına kayıtlı gayrimenkulü parselleyerek değişik tarihlerde çok sayıda kişiye satışından elde ettiği gelirin ticari kazanç olarak vergilendirilmesi gerektiği hk.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2004/20 K. 2004/53 T. 7.5.2004 TİCARİ KAZANÇ EMLAK KOMİSYONCULUĞU FAALİYETİ İLE İŞTİGAL EDEN YÜKÜMLÜ ŞİRKETİN KENDİ ADINA KAYITLI GAYRİMENKULÜ PARSELLEYEREK DEĞİŞİK TARİHLERDE ÇOK SAYIDA KİŞİYE SATIŞINDAN ELDE ETTİĞİ GELİRİN TİCARİ KAZANÇ OLARAK VERGİLENDİRİLMESİ GEREKTİĞİ HK. 193/md. 37 Temyiz Eden: .... Vekili: Av. .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Emlak komisyonculuğundan dolayı gelir vergisi mükellefi olan davacının gayrimenkul satışından elde ettiği ticari kazancı kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 1993 yılı için resen kaçakçılık cezalı gelir vergisi salınmış, geçici vergi üzerinden kaçakçılık cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi 28.3.2000 günlü ve E: 1998/1318, K: 2000/268 sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi 29.11.2001 günlü ve E: 2000/4576, K: 2001/4261 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazançlar ticari kazanç olarak tanımlanarak, satın alınan veya trampa suretiyle iktisap olunan arazinin iktisap tarihinden itibaren beş yıl içinde parsellenerek bu müddet içinde veya daha sonraki yıllarda kısmen veya tamamen satılmasından elde edilen kazancın ticari kazanç sayılacağının kurala bağlandığı, işletmenin aktifinde kayıtlı olmaması nedeniyle ticari mal niteliğinde olmayıp, özel mülk niteliğinde olan taşınmazın satışından elde edilen kazanç, iktisap tarihinden itibaren beş yıl içinde parsellenmek ve bu süre içinde veya sonraki yıllarda satılmak koşuluyla ticari kazanç olarak vergilendirilebileceğinden, özel parselasyon dışında tutulan ve 1969-1970 yıllarında satın alınıp, 1996 yılında hisseli olarak satışı yapılan dava konusu taşınmazlardan elde edilen kazancın ticari kazanç olarak vergilendirilmesine olanak bulunmadığından, davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmediği, gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozma kararına uymayan .... Vergi Mahkemesi 17.11.2003 günlü ve E: 2003/1349, K: 2003/2869 sayılı kararıyla; 193 sayılı Kanunun 37 nci maddesine göre, gayrimenkul alım-satımı ticari organizasyon içinde yapıldığında, alım-satımın ticari faaliyetin unsuru sayılacağı, alım-satım muamelelerinin birden fazla oluşunun da faaliyetin ticari sayılmasını gerektiren objektif bir ölçü olduğu, dava dosyasında mevcut inceleme raporu ve .... Asliye Hukuk Mahkemesi kararlarının tetkikinden, davacının ....'nın ..... Köyündeki 1310, 1311 ve 1383 parsel sayılı tarlaları 1969 ve 1970 yıllarında iktisap ettiği, bunların bir kısım hisselerini birden fazla kişiye 1970 ve 1979 yıllarında sattığı, geri kalan kısımları için 1993 yılında tevhit işlemi yaptığı ve her birini 35 milyon lira ortalama fiyattan sattığı; ancak, hisseli parsel satışının yasak olması nedeniyle tapu tescil işlemlerinin yapılamadığı, alıcılar ile yapılan gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri ve alıcıların yaptıkları müracaatlar son...