Altın ticareti ile uğraşmayan kişiler adına kısa sürelerde çok yüksek miktarda altın faturası düzenlenmesinin iktisadi icaplara uygun olmadığı, davacının, muhtelif şahıslara birden çok kez borç para vererek karşılığında çek ve senet aldığı, vadesinde ödenmeyen borçların tahsili amacıyla icraya başvurduğu, borç alanların faiz ödediklerinin ifadeleri ile sabit olduğu, ifade sahipleri ile davacı arasında akrabalık, husumet ve sıkı bir iş ilişkisi bulunmadığı, bu nedenle davacının faiz karşılığı borç para verme işini mutad meslek haline getirdiğinin kabulü gerektiği hakkında.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2002/498 K. 2003/1 T. 31.1.2003 İKRAZATÇILIK FAALİYETİ FAİZ KARŞILIĞI BORÇ PARA VERME ALTIN TİCARETİ İLE UĞRAŞMAYAN KİŞİLER ADINA KISA SÜRELERDE ÇOK YÜKSEK MİKTARDA ALTIN FATURASI DÜZENLENMESİNİN İKTİSADİ İCAPLARA UYGUN OLMADIĞI, DAVACININ, MUHTELİF ŞAHISLARA BİRDEN ÇOK KEZ BORÇ PARA VEREREK KARŞILIĞINDA ÇEK VE SENET ALDIĞI, VADESİNDE ÖDENMEYEN BORÇLARIN TAHSİLİ AMACIYLA İCRAYA BAŞVURDUĞU, BORÇ ALANLARIN FAİZ ÖDEDİKLERİNİN İFADELERİ İLE SABİT OLDUĞU, İFADE SAHİPLERİ İLE DAVACI ARASINDA AKRABALIK, HUSUMET VE SIKI BİR İŞ İLİŞKİSİ BULUNMADIĞI, BU NEDENLE DAVACININ FAİZ KARŞILIĞI BORÇ PARA VERME İŞİNİ MUTAD MESLEK HALİNE GETİRDİĞİNİN KABULÜ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 213/md. 30 İstemin Özeti : Davacının ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği kazanç ve gayrimenkul sermaye iradı için beyanname vermediğinden bahisle adına 1998 yılı için ağır kusur cezalı gelir vergisi salınmış, fon payı hesaplanmıştır. ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve ... sayılı kararıyla davayı reddetmiştir. Temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi 13.2.2001 günlü ve E:2002/1236, K:2001/461 sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, ... Limited Şirketinin ortağı ve müdürü olan davacının kişisel olarak borç para vermek suretiyle elde ettiği faiz gelirini beyan etmediğinden bahisle yapılan incelemede, ifadesine başvurulan ticaret erbabı 12 kişinin; müşteri çek ve senetlerini ciro etmek suretiyle davacıdan borç para aldıklarını, davacının da ciro edilen senetlere karşılık olarak şirkete ait faturaları altın satışı olarak düzenlediğini, aslında şirketten altın satın almadıklarını ifade etmeleri üzerine inceleme elemanınca ciro edilen çek ve senetlerin davacıdan alınan borç paraya karşılık verildiği, davacının bu eylemini gizlemek için şirketin faturalarını kullanarak altın satışı gibi gösterdiği kabul edilerek, faturada gösterilen bu altınların şirkete ne şekilde girdiğinin tespiti amacıyla şirket işlemlerinin altın alım satımı yönünden incelendiği, şirket kayıtlarında, altın alımlarının büyük bölümünün gider pusulasıyla vergi mükellefi olmayan kişilerden yapıldığının görüldüğü, adına gider pusulaları düzenlenen kişilerin ifadelerine başvurulması üzerine, bu kişilerin büyük çoğunluğunun adı geçen şirkete altın satmadıklarını ifade ettikleri, bir kısmının da adresinde bulunmadığı tespit edildikten sonra, şirketin emtia dengesini hayali gider pusulaları düzenlemek suretiyle sağladığı sonucuna varıldığı, dolayısıyla düzenlenen altın faturalarının gerçeği yansıtmadığı, davacının kişisel olarak yürüttüğü ikrazatçılık faaliyetinin gizlenmesine yönelik olarak düzenlendiği kabul edilip hesaplanan faiz tutarına göre adına cezalı tarhiyat yapıldığının anlaşıldığı, olayda, inceleme elemanınca, faaliyetin davacı tarafından kişisel olarak gerçekleştirildiği şeklinde değerlendirmede bulunulmuş ise de, dosyada örnekleri mevcut müşteri çek ve senetlerinin şirket tüzel kişiliği adına ciro edildiği, altın satışlarını gösteren faturaların ve altın alımına iliş...