Kanuni ve iş merkezi türkiye'de bulunmayan ve kazancını yurt dışında elde eden yükümlülerin türkiye'deki tesislerinde çalışanlara döviz olarak ödedikleri ücretin, gelir vergisinden müstesna olduğu sonucuna ulaşılarak tarhiyatın kaldırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı hk.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 1996/8 K. 1997/215 T. 2.5.1997 DÖVİZLİ ÜCRETLERDE GELİR VERGİSİ KANUNİ VE İŞ MERKEZİ TÜRKİYE'DE BULUNMAYAN VE KAZANCINI YURT DIŞINDA ELDE EDEN YÜKÜMLÜLERİN TÜRKİYE'DEKİ TESİSLERİNDE ÇALIŞANLARA DÖVİZ OLARAK ÖDEDİKLERİ ÜCRETİN, GELİR VERGİSİNDEN MÜSTESNA OLDUĞU SONUCUNA ULAŞILARAK TARHİYATIN KALDIRILMASINDA HUKUKA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK. 193/md. 23 Kanuni ve iş merkezi Amerika Birleşik Devletlerinde bulunan davacı şirketin İskenderun Şubesinde çalıştırdığı hizmet erbabına ödediği ücretlerle ilgili olarak 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 14 üncü bendindeki istisna hükmünün uygulanamayacağından bahisle adına 1989, 1990, 1991, 1992, 1993 takvim yıllarının muhtelif dönemleri için ikmalen kaçakçılık cezalı gelir (stopaj) vergisi salınmıştır. Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen .... Vergi Mahkemesi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesinin 14 üncü bendine göre Türkiye'de kanuni ve iş merkezi bulunmayan işverenlerin, yanında çalışanlara ödedikleri ücretin istisnadan yararlanabilmesinin, Türkiye'deki faaliyeti nedeniyle doğrudan gelir sağlamadığı hallerde mümkün olduğu, olayda, merkezi Amerika Birleşik Devletlerinde bulunan kurumun, merkez nam ve hesabına meyan kökü ithalatı ile ilgili olarak nezaret, kalite kontrol, eksperlik, presleme işlerinin dışında Türkiye'de ticari faaliyet kapsamına giren bir faaliyetinin bulunduğu veya gelir sağladığı hususunda bir tespitin yapılmadığı gerekçesiyle tarhiyatın kaldırılmasına karar vermiştir. Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz başvurusunu inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi 1994/3472 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23 üncü maddesine 3239 sayılı Kanunun 42 nci maddesiyle eklenen 14 üncü bendi uyarınca ücretlere istisna uygulanabilmesi için işverenin dar mükellef olması, ödemenin ücret olarak yapılması ve bu ücretin de döviz olarak ödenmesi koşullarının bir arada bulunmasının zorunlu olduğu, olayda, davacı şirkete ait İskenderun'da bulunan tesisin, merkez nam ve hesabına meyan kökü alımı, bu emtianın fabrikada stoklanarak temizlenmesi ve ithalatıyla ilgili olarak nezaret, kalite kontrol, eksperlik ve presleme gibi işlerle uğraşan sınai mahiyette sabit bir tesis olduğu, Gelir Vergisi Kanununa göre ticari faaliyet kapsamında olan bu faaliyetin, dar mükellefiyete tabi kurumca sağlanan kazancın oluşmasında da doğrudan katkısı bulunduğu ve bu kazancın, kurumun yurtdışı kaynaklarından elde edildiği düşünülemeyeceğinden, bu ücretlerin gelir vergisinden müstesna tutulmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle mahkeme kararını bozmuştur. Bozma kararına uymayan .... Vergi Mahkemesi; Türkiye'de satın alınan meyan kökü Amerika'ya götürüldükten sonra mamul madde haline getirilip orada satışa sunulduğuna göre ticari kazancın Türkiye dışında elde edildiğinin kabulü gerektiği, İskenderun'daki tesisin yurtdışında elde edilen kazanca doğrudan etkisi olmasının, söz konusu istisna hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmeye...