Adi ortaklığın paydaşlarından birinin payına düşen emtiayı fatura karşılığında alarak ortaklıktan ayrılması nedeniyle ortaklığın faaliyetinin sona ermiş olduğu göz önüne alındığında, işletmeden çekme keyfiyetinin gelir vergisi kanununun 41. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği hk.
Vergi Dava Daireleri Kurulu 1996/261 E. , 1998/83 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No: 1996/261 Karar No: 1998/83 Temyiz Eden: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: ... İstemin Özeti: Yükümlünün 1/2 pay ile paydaşı bulunduğu kuyumculuk yapan adi ortaklık işlemlerinin incelenmesi sonucunda düzenlenen rapora dayanılarak bir kısım hasılatın beyan dışı bırakıldığı görüşüyle davacı adına 1991 yılı için payı oranında kaçakçılık cezalı gelir vergisi, geçici vergi ve fon salınmıştır. Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; uyuşmazlığın davacının ortaklıktan ayrılması nedeniyle yeniden satışa sunulmak üzere ortaklıktan çektiği emtianın hangi bedelle değerlenmesi gerektiğine ilişkin olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3 üncü maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, aynı Yasanın 134 üncü maddesinde, vergi incelemesinin amacının belirtildiği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinde, işletme hesabı esasına göre ticari kazancın nasıl tespit edileceğinin düzenlendiği, davacının, ortaklıktan ayrılarak işletmeden emtia çektiği ve bu işlem için fatura düzenlendiği, faturada yer alan altınların 22 ayar olarak gösterilmesine rağmen Eylül 1991 dönemine ait katma değer vergisi beyannamesinde, altınların tamamının 24 ayar olduğunun belirtildiği, tarhiyatın; emtianın emsal bedelinden düşük bedelle fatura edildiği ve bir kısım hasılatın kayıt ve beyan dışı bırakıldığının kabulü suretiyle uygulandığı, 193 sayılı Yasanın 41 inci maddesi uyarınca teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya aynen aldıkları sair değerlerin emsal bedeli ile değerlenerek teşebbüs sahibinin çektiklerine ilavesinin zorunlu olduğu ancak, davacının işletmeden çekilen altınları kendisinde muhafaza edeceğini, kısa bir süre sonra tekrar başlayacağı kuyumculuk faaliyetinde satışa sunacağının yoklama fişi ile saptandığı, davacının bir süre sonra aynı işe başladığının anlaşılması karşısında, ortaklığın zorunlu olarak sona erdirilmesiyle, ortaklıkça düzenlenen faturada çıkışı gösterilen emtianın satış hükmünü kazandığının söylenemeyeceği, mahkemelerince gerek ortaklığa gerekse davacının ferdi işletmesine ilişkin defter ve belgelerin incelenmesinden, ortaklık kayıtlarında maliyet bedeli ile çıkış gösterilen altının davacı tarafından, aynı bedelle ferdi işletmeye giriş yapıldığının görüldüğü, bu durumda, ortaklığa son verilmesi nedeniyle davacının payına düşen emtianın yeniden satışa sunulmak üzere maliyet bedeli ile çekilmesi satış olarak değerlendirilemeyeceğinden, emsaline nazaran düşük bedelle değerlendirildiğinin kabulü ile ortalama satış fiyatı üzerinden saptanan matrah farkı esas alınarak yapılan tarhiyatta yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle tarhiyatı kaldırmıştır. Vergi dairesi müdürlüğünün temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi, 16.3.1995 günlü ve E:199...