Hakim kararı olmadan idare tarafından, vatandaşın yurtdışına çıkma hürriyetinin kısıtlanamayacağı hakkında.
Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu E. 2008/921 K. 2013/314 T. 31.1.2013 YERLEŞME VE SEYAHAT HÜRRİYETİ VATANDAŞIN YURTDIŞINA ÇIKMA HÜRRİYETİ HAKİM KARARI HAKİM KARARI OLMADAN İDARE TARAFINDAN, VATANDAŞIN YURTDIŞINA ÇIKMA HÜRRİYETİNİN KISITLANAMAYACAĞI HAKKINDA. 2709/md. 23 5682/md. 22 İstemin Özeti :? . İdare Mahkemesi'nin 14/02/2008 günlü, E:2008/106, K:2008/305 sayılı ısrar kararının, temyizen incelenerek bozulması davacı tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi ?. Düşüncesi: Anayasa?nın 23. maddesinde 07/05/2010 tarihli, 5982 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile yapılan değişiklikle vatandaşın yurtdışına çıkma hürriyetinin ancak suç soruşturma veya kovuşturması nedeniyle ve ancak hâkim kararıyla sınırlanabileceği, 177/e maddesinde ise bir konuyu ( açık ve ayrıntılı ) düzenleyen Anayasa hükmünün, bu konuda kanuni düzenleme olmadığında veya aksi yönde düzenleme olduğunda kanun ihmal edilerek, doğrudan doğruya somut olaya uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Anayasa'nın kişi hak ve özgürlüklerini genişletici nitelikte, vatandaşın lehine olan sonraki tarihli hükmünün tıpkı ceza kanunlarında lehe olan düzenlemenin geçmişe uygulanması ilkesinde olduğu gibi geriye yürüyerek uygulanması, özgürlüklerin asıl, yasaklamanın istisna olduğu Hukuk Devletinde hakkaniyete uygun düşecektir. Bu durumda, Anayasa'nın 23. maddesindeki düzenlemeyle hâkim kararı olmadan vatandaşın yurtdışına çıkma hürriyeti idari işlemle yasaklanamayacağı, söz konusu düzenlemenin Anayasa'nın 11. maddesi uyarınca öncelikle ve 177/e maddesi uyarınca da kanundaki düzenleme ihmal edilerek doğrudan doğruya uygulanacağı dikkate alındığında, davalı İçişleri Bakanlığı'nca getirilen yurtdışına çıkma yasağında ( pasaport vermeme işleminde ) hukuka uyarlık bulunmadığından davanın reddi yolundaki mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından davacının yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava; davacıya pasaport verilmemesine ilişkin 31/03/1997 günlü, 83990-97 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. ?.. İdare Mahkemesinin 30/09/2002 günlü, E:2002/1014, K:2002/1224 sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 26/12/2001 günlü, E:2000/2265, K:2001/4971 sayılı bozma kararına uyularak, davacının yasadışı örgüt üyesi olmak ve bölücülük propagandası yapmak suçlarından yakalanarak yargılanıp beraat etmesine ve hakkında herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmamasına karşın, belirtilen suçlamalar nedeniyle sürekli takip altında tutularak operasyona yönelik olarak faaliyetinin izlendiğinin anlaşıldığı, bu haliyle davacının yurtdışına çıkmasının genel güvenlik bakımından sakıncalı olabileceği ve ülke aleyhine faaliyetlerde bulunabileceği dikkate alındığında, pasaport verilmemesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Anıl...