İdari dava açma süresi içinde adli yargı yerinde açılan bir davanın, adli yargı yerince görev yönünden reddedilerek tarafların istemi halinde dosyanın görevli idari yargıya gönderileceğine karar verilmesi durumunda, ilgililerin süresi içinde adli yargı yerine verdikleri dosyanın idari yargı merciine gönderilmesi istemini içeren dilekçeleri "dilekçenin reddi" kararı verilerek dava dilekçesi durumuna getirilmek suretiyle işin esasının incelenmesinin hukuken olanaklı olduğu ve bu durumda davanın süresinde olduğunun kabulü gerektiği hakkında.
Vergi Dava Daireleri Kurulu 2007/321 E. , 2008/223 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No: 2007/321 Karar No: 2008/223
Temyiz Eden: ... Limited Şirketi müdürü ... Karşı Taraf: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
İstemin Özeti: ... Limited Şirketinin, 1999 yılına ait kurumlar vergisi, fon payı, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası borcundan kaynaklanan kamu alacağının tahsili için, şirket adına ödeme emri düzenlenip tebliğ edilmiştir. ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emrinin ... Limited Şirketi adına düzenlendiği, şirketin 1.1.1999 tarihinde münfesih olduğu, davanın ise ... adına açıldığı, şirket tüzel kişiliği adına düzenlenen ödeme emrine karşı ...'nun kendi adına açtığı davada ehliyet yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendi uyarınca, davanın ehliyet yönünden reddine karar vermiştir. Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesi 19.9.2006 günlü ve E:2005/2601, K:2006/1631 sayılı kararıyla; ... Limited Şirketinin 1999 yılı vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin, şirket temsilcisi sıfatıyla ...'na tebliğ edildiği, ...'nun dava dilekçesine şirketi temsile yetkili olduğuna dair Ticaret Sicil Gazetesini ekleyerek dava açtığı, dava dilekçesinde de, şirketin kuruluşundan itibaren hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, düzenlenen ödeme emrinin iptalini talep ettiği, her ne kadar dava dilekçesinde, davacı olarak ... yazılmış ise de, dilekçenin içeriğinden davanın şirket adına açıldığının anlaşıldığı, mevcut yasal düzenlemeye göre davacı olarak gösterilen şahsın şirketi temsil yetkisi bulunduğu sonucuna varıldığından, bu davanın şirket adına açılmış bir dava olarak kabul edilmesi ve davanın esasının incelenerek, söz konusu vergi borçları nedeniyle şirket adına ödeme emri düzenlenmesine yönelik işlemlerin değerlendirilmesi gerekirken, davayı ehliyet yönünden reddeden mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle mahkeme kararını bozmuştur. Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; ilk kararında yer alan gerekçeye ek olarak; mahkemenin, dilekçe içeriğine bakarak davacı tarafı değiştirmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki şirket adına düzenlenen ödeme emirleri nedeniyle davacının hak kaybının bulunmadığı, şirketin takibinden sonra ortakların takibi amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlendiğinde davacının bunu dava konusu edebileceği gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki kararında ısrar etmiştir. Davacı, davanın şirket adına açıldığını, dava dilekçesini imzalayan kişi olarak, şirketi temsil yetkisinin bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.
Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Danıştay Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: ... Limited Şirketi adına düze...