Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile tüketici ... arasında genel kredi sözleşmesi yapıldığını, sözleşmede müvekkili ...'ın kefil olduğunu, davalı şirketin Adana 12. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili ... adına icra takibi başlattığını, sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan 4822 Sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10/3 maddesi gereğince; " kredi veren taksitlerden birinin veya bir kaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını...
T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/101 Esas - 2021/1010 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/101 KARAR NO : 2021/1010
HAKİM : ... KATİP : ...
DAVACI : ... - T.C: ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 04/03/2020 KARAR TARİHİ : 25/11/2021 KARAR YAZIM TARİHİ : ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile tüketici ... arasında genel kredi sözleşmesi yapıldığını, sözleşmede müvekkili ...'ın kefil olduğunu, davalı şirketin Adana 12. İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili ... adına icra takibi başlattığını, sözleşmenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan 4822 Sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 10/3 maddesi gereğince; " kredi veren taksitlerden birinin veya bir kaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemez. " denildiğini, kanunda da açıkça belirtildiği üzere davalı - alacaklının dava dışı asıl borçluya icra takibi başlatması gerektiğini, bu icra takibinde dosya borçlusunun borcu ödeme kabiliyetinin olmadığını tespit ederek aciz vesikası alması gerektiğini, alacaklının asıl borçlu ile ilgili aciz vesikası aldıktan sonra ancak kefile icra takibi açabileceğini beyan ederek ilgili icra dosyasında müvekkili ...'ın alacaklı .... Ltd. Şti'ne borçlu olmadığının tespitine, davalı .... Ltd. Şti'nin %20 oranında kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davetiye tebliğine rağmen davalının davaya cevap vermediği görülmüştür. Davalı vekili dosyaya sunmuş olduğu 18/06/2021 tarihli beyan dilekçesinde özetle, davaya konu senedin kıymetli evrak niteliğine haiz bono olduğunu, kıymetli evraktan kaynaklanan borçlarda aval verenin müteselsil borçlu sıfatıyla sorumlu olduğunu, bononun ön yüzünde kefil yazmasının avalın niteliğini değiştirmediğini, bonoda şeklen bir eksiklik bulunmadığını, dava konusu bononun tüketici işleminden kaynaklanmadığını, senet metninde tüketici işlemi kapsamında verildiğine ilişkin herhangi bir ibarenin yer almadığını, ayrıca aval veren konumunda olan davacı tarafın imzaya ilişkin inkarda da bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Adana 12. İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas s...