743 sayılı medeni yasa'nın yürürlüğe girdiği tarihten sonra cemaat vakfı kurulamayacağı, niteliği itibariyle bir tasfiye düzenlemesi olan 2762 sayılı vakıflar yasası'nın, medeni yasa'nın yürürlüğe girmesinden önce vücud bulmuş ve 2762 sayılı yasa'nın geçici maddesi uyarınca beyanname vermiş cemaat vakıflarını kapsadığı; cemaat vakfının hayratı olarak gösterilen "kilise"nin cemaat vakfı tüzel kişisi olarak nitelendirilemeyeceği hakkında.
13. Daire 2006/1219 E. , 2008/4195 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2006/1219 Karar No: 2008/4195
Davacı : … Vekilleri : …, Davalı : Rekabet Kurumu Vekili : …
İstemin Özeti : 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. ve 6. maddelerinin ihlâl edildiği belirtilerek davacıya idarî para cezası verilmesi hakkındaki Rekabet Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile verilen idarî para cezasının üç ay içinde vergi dairesi müdürlüğü hesabına yatırılmasının istenilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Rekabet Kurumu işleminin; Danıştay'ın önceki Rekabet Kurulu kararını iptal ettiği, dolayısıyla önceki kararın tüm neticeleriyle birlikte ortadan kalktığı, yeni karar verilirken 4054 sayılı Kanun'daki soruşturma prosedürünün yeniden işletilmesi gerektiği, buna karşın dava konusu kararın, eski soruşturma raporuna dayalı olarak alındığı, rekabet ihlâlinin zamanaşımına uğradığından artık ceza verilemeyeceği, ceza takdirinde hataya düşüldüğü, cezanın Yeni Türk Lirası olarak verilmesi gerekirken, cezanın Türk Lirası olarak verilmesi nedeniyle işlemin yok hükmünde olduğu, Kanun'un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca nihaî karar alınmadan önce Kurul tarafından teşebbüslerin uyarılması ve nasıl hareket edileceği konusunda görüş verilmesi gerekirken yapılmadığı, rekabete aykırı olduğu belirtilen sözleşmelere daha sonra muafiyet tanınmış olmasının, pazarın tam anlamıyla oluşmadığını gösterdiği, telekomünikasyon sektöründe faaliyetteki işletmecilerin hâkim durumlarının saptanması ve hâkim durumdaki işletmeciye de yaptırım uygulama görevinin Telekomünikasyon Kurumu'na ait olduğu, bu itibarla Rekabet Kurumu tarafından yetki gaspında bulunulduğu, incelenen dönemde pazarın iki aktörlü olduğu, dolayısıyla pazar payından hareketle hâkim durumun tespit edilemeyeceği ileri sürülerek iptali istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Danıştay kararında, soruşturmacı üyenin Kurul toplantısına katılarak Rekabet Kurulu kararında yer almasının usule aykırı olduğu belirtildiğinden, soruşturmacı üyenin olmadığı Kurul toplantısında yeniden karar alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, deliller zamanında eksiksiz olarak elde edildiğinden, yeniden delillerin toplanmasına ve yeniden soruşturma açılmasına gerek olmadığı, hiç kesintiye uğramaksızın devam eden bir idari ve yargısal süreç nedeniyle, Kanun'un 19. maddesindeki zamanaşımı süresinden söz edilemeyeceğinden, davacının zamanaşımı nedeniyle ceza verilemeyeceği iddiasının gerçeği yansıtmadığı, Kanun'un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca %10'a kadar idarî para cezası verilmesi konusundaki yetkinin Rekabet Kurumu'na ait olduğu, ceza takdirinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, 5083 sayılı Kanun ile Türk Lirası'nın Türkiye Cumhuriyeti Devletinin para birimi olmaktan çıktığı, Kanun'un gerekçesinin geçici maddeleriyle birlikte değerlendirilmesi sunucu, 31.12.2005 tarihine kadar bir geçiş döneminin amaçlandığının anlaşıldığı, dava konusu karar ...