Taraflar arasında Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin "..." ibareli markayı tescil ettirmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumu'na yapmış olduğu başvurunun aşamalardan geçerek 2013/... tescil numarasının 40. sınıfta davalı şirket adına tescil edildiğini, tescilin 30/09/2014 tarih ve 431 sayılı bültende yayımlandığını, Marka Hukukunda gerçek hak sahipliği ilkesinin geçerli olduğunu, bir marka üzerinde gerçek hak sahibinin marka tescili için yapılan başvurudan daha önce aynı markayı ticaret alanında ilk kullanan kimse olduğunu, gerçek hak sahibinin 6769 sayılı SMK'nın 25. maddesi atfı ile aynı kanunun 8. maddesi uyarınca hükümsüzlük davası açabileceğini, müvekkilinin dava konusu markayı davalıdan daha önce ticaret hayatında kullanmaya başladığını, "..." işletme...
T.C. İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/129 KARAR NO:2023/109
DAVA:MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ DAVA TARİHİ:21/05/2018 KARAR TARİHİ:15/06/2023
Taraflar arasında Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şirketin "..." ibareli markayı tescil ettirmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumu'na yapmış olduğu başvurunun aşamalardan geçerek 2013/... tescil numarasının 40. sınıfta davalı şirket adına tescil edildiğini, tescilin 30/09/2014 tarih ve 431 sayılı bültende yayımlandığını, Marka Hukukunda gerçek hak sahipliği ilkesinin geçerli olduğunu, bir marka üzerinde gerçek hak sahibinin marka tescili için yapılan başvurudan daha önce aynı markayı ticaret alanında ilk kullanan kimse olduğunu, gerçek hak sahibinin 6769 sayılı SMK'nın 25. maddesi atfı ile aynı kanunun 8. maddesi uyarınca hükümsüzlük davası açabileceğini, müvekkilinin dava konusu markayı davalıdan daha önce ticaret hayatında kullanmaya başladığını, "..." işletme adı/unvanının müvekkili tarafından 1993 yılından bu yana aynı adreste, aynı şekilde, davalıdan çok daha önceden beri kullanıldığını, davalı şirketin sicil kayıtları incelendiğinde başlangıçta ... Ticaret Ltd. Şti. ünvanı ile kurulduğunu, 1997 ve 2004 yıllarında ünvan değişikliğine, 1997 yılında ise faaliyet alanı değişikliğine gittiğini, bu itibarla davalı tarafından tescili markanın en erken 1997 yılından itibaren kullanımından söz edilebileceğini, müvekkilinin kullanımının ise bu tarihten daha önce başladığını, markanın müvekkili tarafından tanınır hale getirildiğini, ayrıca söz konusu isim markasının müvekkiline ait kişi ismini ve ticaret unvanını teşkil ettiğini, bu nedenle 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25. maddesinin atfı ile aynı Kanunun 6/3 ve 6/6 maddeleri anlamında da hükümsüzlük sebeplerinin var olduğunu, müvekkilinin isminin ... olduğunu, 1993 yılından bu yana ... işleri ile uğraştığını, "..." ibaresinin müvekkiline ait soyadı olduğu gibi, "..." ibaresinin müvekkilinin aynı zamanda ticaret ünvanı/işletme adı olduğunu, müvekkilinin 1993 yılından bu yana çevresinde tanınan ve saygı uyandıran bir kişi olduğunu, müvekkilinin önceleri "... ..." daha sonra ise "... ..." adıyla faaliyette bulunduğunu, davalı tarafından müvekkili aleyhine .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada bu durumu ispat ettiklerini, belirtilen hususlarla ilgili olarak mahkemece aksi kanaatte bulunulsa dahi, yine de davalıya ait markanın hükümsüz kılınması gerektiğini, zira 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25. maddesinin atfı ile aynı Kanunun 4. ve 5. maddeleri uyarınca tescile değer bir markadan söz edilebilmesi için söz konusu ismin yeni ve ayırt edici olması gerektiğini, dava konusu "..." markasının ise yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını, zira "..." ibaresinin dayanıklı materyaller için ticari hayatta sıklıkla kullanılan bir sıfat olduğunu, yine "..." ibaresinin ticar...