Başbakanlık teftiş kurulu başkanlığınca hazırlanan, basında ve kamuoyunda "susurluk raporu" olarak adlandırılan belgede, hakkında tamamen gerçeğe ve kişilik haklarına aykırı ağır saldırı niteliğindeki suçlamalara yer verilmiş ve böylece kamu hizmetini yürüten idare ağır hizmet kusuru işlemiş olduğundan, uğranılan zararın karşılanması için davacıya manevi tazminat ödenmesi gerektiği hakkında.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu E. 2002/191 K. 2002/644 T. 20.9.2002 MANEVİ TAZMİNAT AĞIR HİZMET KUSURU BAŞBAKANLIK TEFTİŞ KURULU BAŞKANLIĞINCA HAZIRLANAN, BASINDA VE KAMUOYUNDA "SUSURLUK RAPORU" OLARAK ADLANDIRILAN BELGEDE, HAKKINDA TAMAMEN GERÇEĞE VE KİŞİLİK HAKLARINA AYKIRI AĞIR SALDIRI NİTELİĞİNDEKİ SUÇLAMALARA YER VERİLMİŞ VE BÖYLECE KAMU HİZMETİNİ YÜRÜTEN İDARE AĞIR HİZMET KUSURU İŞLEMİŞ OLDUĞUNDAN, UĞRANILAN ZARARIN KARŞILANMASI İÇİN DAVACIYA MANEVİ TAZMİNAT ÖDENMESİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 2709/md. 129 Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : Başbakanlık Karşı Taraf (Davacı) : Prof.Dr.General ' Vekili : Av. ' İstemin Özeti : Danıştay Onuncu Dairesinin 2.10.2001 günlü, E:1999/1184, K:2001/3325 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davalı idare tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi '''..'ın Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı '''..'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü: Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığınca hazırlanan, basında ve kamuoyunda "Susurluk raporu" olarak adlandırılan belgede, hakkında tamamen gerçeğe aykırı ve kişilik haklarına ağır saldırı niteliğini taşıyan suçlamalara yer verildiği, böylece kamu hizmetini yürütmekle görevli davalı idarenin ağır hizmet kusuru işlediği gerekçesiyle uğranılan zararın karşılanması için 15.000.000.000.-lira manevi tazminatın, raporun televizyonda açıklandığı 22.1.1998 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili istemiyle açılan dava sonucunda; Danıştay Onuncu Dairesince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 2.6.2000 tarih ve 4575 sayılı Yasanın 2. maddesiyle değiştirilmeden önceki 24. maddesinde, Başbakanca alınan kararlara karşı açılacak davaların Danıştay'da ilk derece mahkemesi olarak çözümleneceğinin belirtilmekle yetinildiği; Başbakanın aldığı kararlar arasında herhangi bir ayrım yapılmadığı, dolayısıyla, davacının tazminat istemine neden olan belgenin bizzat Başbakan talimatıyla hazırlanması karşısında, uyuşmazlığın çözümünde Danıştay görevli bulunduğundan, davalı idarenin, ...