Gelir vergisi kanunu'na 2772 sayılı kanun'un 15.maddesiyle eklenen hayat standardı esası başlıklı mükerrer 116.maddede belirlenen temel göstergenin, aile reisi beyanında her bir eş için ayrı ayrı uygulanmasında yasaya uyarlık bulunmadığı hk.
Danıştay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu E. 1990/4 K. 1993/1 T. 25.2.1993 HAYAT STANDARDI ESASI AİLE REİSİ BEYANI TEMEL GÖSTERGE TUTARLARI GELİR VERGİSİ KANUNU'NA 2772 SAYILI KANUN'UN 15.MADDESİYLE EKLENEN HAYAT STANDARDI ESASI BAŞLIKLI MÜKERRER 116.MADDEDE BELİRLENEN TEMEL GÖSTERGENİN, AİLE REİSİ BEYANINDA HER BİR EŞ İÇİN AYRI AYRI UYGULANMASINDA YASAYA UYARLIK BULUNMADIĞI HK. 193/md. 116 DAVA : 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 2772 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle eklenen hayat standardı esası başlıklı mükerrer 116 ncı maddenin birinci fıkrasında yer alan; gerçek usulde gelir vergisine tabi ticari, zirai ve mesleki kazanç sahiplerinin beyan ettikleri gelirin ( zarar beyan edilmesi hali dahil ), madde ile belirlenen temel göstergelere, hayat standardı göstergeleri uyarınca saptanan ilavelerin yapılmasından sonra bulunacak tutardan düşük olması halinde, bu şekilde tesbit olunan tutardan 31 inci maddedeki indirimler yapıldıktan sonra kalan miktar vergi tarhına esas alınır şeklindeki düzenlemede belirlenen temel göstergenin, aile reisi beyanında her bir eş için ayrı ayrı uygulanıp uygulanmayacağı konusunda Danıştay Üçüncü Dairesi ile Dördüncü Dairesi tarafından verilen kararlar arasındaki aykırılığın içtihatların birleştirilmesi yolu ile giderilmesine ilişkin Maliye ve Gümrük Bakanlığı istemi üzerine isteme konu olan kararlar ile yasal düzenlemeler incelendikten ve raportör üyenin açıklamaları dinlendikten sonra gereği görüşüldü: KARAR : İsteme Konu Olan Kararlar: 1- Danıştay Üçüncü Dairesinin 21.9.1989 gün ve E:1989/1953, K:1989/1953 sayılı kararı: Her ikisi de avukat olarak mesleki faaliyetini sürdüren eşlerin elde ettikleri gelir nedeniyle 1986 takvim yılı için aile reisi sıfatıyla verilen gelir vergisi beyannamesi üzerine, yıllık beyanname ile bildirilmesi gereken gelirleri bulunan aile fertlerinin her biri için hayat standardı temel göstergelerinin ayrı ayrı uygulanması gerektiğinden bahisle yapılan tahakkuka karşı açılan davada, aile reisi beyanında ailenin bir bütün olarak ele alındığı, aksine bir hükmün kanunda yer almadığı, hayat standardı esasının bu şekilde uygulanması halinde yorum yoluyla yergi yükünün artırılmış olacağı gerekçeleriyle tahakkuku terkin eden Bursa İkinci Vergi Mahkemesinin 9.10.1987 gün ve K:1987/482, sayılı kararını temyizen inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi, 21.9.1989 günlü ve K:1989/1953 sayılı kararı ile; sorunun ticari faaliyeti nedeni ile elde ettiği geliri aile reisi beyannamesinde gösterilen eşin, aile reisinden ayrı ve müstakil bir gelir vergisi mükellefi olarak nazara alınıp alınamayacağına ilişkin olduğu, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 93 üncü maddesinde aile reisi tarafından düzenlenen beyannamenin geliri olan eş tarafından da imzalanacağının ve eşlerin her birinin yalnızca kendi getirene isabet eden vergi kısmından ve bunlara tekabül eden cezalardan sorumlu olacağının belirtilmesi karşısında, vergiye tabi geliri dolayısıyla eşin aile reisine nazaran ayrı ve müstakil bir vergi mükellefi olarak kabulü...