İhale yoluyla satın alınan gayrimenkul için %18 oranında ödenen katma değer vergisinin gayrimenkulün net alanının 150m2'yi geçmemesi nedeniyle %1 oranında alınması ve fazla ödenen katma değer vergisinin iadesi isteminin tespit davası ve şartlı dava sayılmayacağı hakkında.
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/17089 E. , 2020/3161 K.
"İçtihat Metni"
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2016/17089 Karar No : 2020/3161
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Beton Maden İnşaat San Tic Ltd Şti VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığı ileri sürülerek hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re'sen tarh edilen 2010/10 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ve kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; vergi ceza ihbarnamelerinin 213 saylı Vergi Usul Kanununda belirtilen usule göre tebliğ yerine 7201 sayılı Tebligat Kanununa göre tebliğinin usule uygun bulunmadığı, bu durumda en geç 31/12/2015 tarihine kadar davacı mükellefe tebliğ edilmeyen tarhiyat zamanaşımına uğradığından yapılan işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının ihtilaflı dönemde, sahte fatura düzenlemekten hakkında vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden aldığı faturaları yasal defterlerine kaydederek, faturalarda gösterilen katma değer vergilerini ilgili dönem beyannamelerinde indirim konusu yaptığının vergi inceleme raporu ile tespit edildiği, vergi inceleme raporuna istinaden yapılan tarhiyatın yasal ve yerinde olduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; iptal davasının, idari işlem hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaati ihlal edilenler tarafından açılacağı açıklanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; ehliyetsiz kişi tarafından açılan davaların reddine karar verileceği düzenlenmiştir. İdari Yargılama Hukukunda ehliyet; kişinin medeni hakları kullanabilme yeteneği yanında, idari dava açma menfaatinin olmasını, diğer bir anlatımla iptali istenen idari işlemle meşru, genel ve doğrudan bir menfaatinin ihlal edilmiş bulunmasını da ifade etmektedir. Bu bakımdan idari işlemin hukuk düzenininden kaldırılmasında, açıklanan nitelikte menfaati bulunmayan kişinin idari dava açma ehliyetinin bulunduğundan söz edilemez. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 636. maddesinde; ''(1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a...