Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan ... plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin 05/04/2021 tarihinde davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketinin kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediğini, müvekkilinin haklarını(tazminatını) sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürümceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, tahsil etmeleri gereken tazminat alacaklarının yasal süresinde tahsil edilemediğini, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve avans faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle zarar taleplerine ilişkin...
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/620 KARAR NO :2023/418
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:16/09/2022 KARAR TARİHİ:08/06/2023
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucunda davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı olan ... plakalı aracın %100 kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin 05/04/2021 tarihinde davalı-borçlu sigorta şirketine başvuru yapılmış olmasına rağmen sigorta şirketinin kanunun emrettiği 8 iş günü içerisinde ödemekle zorunda olduğu tazminatı ödemediğini, müvekkilinin haklarını(tazminatını) sebepsiz yere ödemeyerek ihlal ettiğini, ödemekle zorunlu olduğu tazminatı sürümceme de bırakarak sebepsiz zenginleşmeye gittiğini, tahsil etmeleri gereken tazminat alacaklarının yasal süresinde tahsil edilemediğini, alacağın zamanında tahsil edilememesinden ve avans faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle zarar taleplerine ilişkin huzurdaki davayı açma zaruretinin doğduğunu, müvekkilinin borcu tahsil etmek amacıyla 05/04/2021 tarihinde borçluyu temerrüde düşürdüğünü ancak borcunu Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuru yaparak .... sayılı Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararı sonucunda elde ettiği ilam ile 27/07/2022 tarihinde icra kanalı ile tahsil edebildiğini, müvekkilinin davalıdan talep ettiği ödemenin temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücünün de aynı olmayacağını ve müvekkilinin zarara uğrayacağını, dosyada tahsil edilen avans faizi ile alacaklının müvekkilinin zararını karşılar nitelikte bir bedel olmadığını, ülkedeki enflasyon ve alım gücünün düşmesi durumu göz önüne alınarak müvekkilinin yararına munzam zararının olduğunu beyanla; müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklanan belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL'sinin davalıdan avans faizi ile tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın toplam 500,00 TL bedelli olarak belirsiz alacak davası ikame ettiğini, dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında davacı tarafın "6100 say. HMK 107.maddeye uygun olarak" şeklinde beyanda bulunarak müvekkili şirket yönünden belirsiz alacak davasının açık bir şekilde ifade edildiğini, davacının anılan alacak kalemleri açısından mezkur davayı açmasında hukuki yararının olmadığını ve hukuki yararın kendiliğinden gözetilecek bir dava şartı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenmesi gerektiğini, dava konusu alacağın karşı tarafın vereceği bilgi veya belgelerle belirlenecekse, alacağın belirsiz kabul edilmesi gerektiğini, mezkur davada ise böyle bir durum olmamakla bi...