Serbest bölgelerdeki firmalara verilen gümrük müşavirliği hizmetinin 3065 sayılı kdv kanunu'nun 12. maddesi uyarınca istisna kapsamında olduğu hakkında.
Danıştay 9. Daire E. 2012/9423 K. 2015/8802 T. 16.9.2015 SERBEST BÖLGELERDE VERİLEN GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİNDE KDV İHRACAT İSTİSNASI SERBEST BÖLGELERDEKİ FİRMALARA VERİLEN GÜMRÜK MÜŞAVİRLİĞİ HİZMETİNİN 3065 SAYILI KDV KANUNU'NUN 12. MADDESİ UYARINCA İSTİSNA KAPSAMINDA OLDUĞU HAKKINDA. 3065/md. 6 , 11 , 12 , 16 , 17 , 23 3218/md. 1 , 6 İstemin Özeti: Davacı adına 2006/Ocak-Haziran dönemleri için ikmalen tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı reddeden İstanbul 5. Vergi Mahkemesi'nin 31/05/2012 tarih ve E:2011/2230, K:2012/1508 sayılı kararının; dilekçede ileri sürülen sebeplerle bozulması istenilmektedir. Cevabın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi .............'nın Düşüncesi: 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nda; bu bölgelerin gümrük hattı dışı olduğunun belirtildiği, bunlara yapılan mal ve hizmet teslimlerinin ihracat kapsamında sayıldığı, öte yandan, 3065 sayılı Kanun'un 11. maddesinde de, ihracat teslimleri ile yurtdışındaki müşteriler için yapılan hizmetlerin katma değer vergisinden istisna olduğu belirlendiğine göre, davacının, serbest bölgede faaliyet gösteren firmaya yaptığı müşavirlik hizmet bedelinin de, katma değer vergisinden müstesna bulunması nedeniyle bu teslimlere ilişkin olarak katma değer vergisi hesaplanmaması gerekeceğinden, serbest bölgelere yapılan hizmet ifası nedeniyle davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Bu müessese, idari makamlarca, idari başvuruları sürüncemede bırakma ve bireyleri yargısal korumadan caydırma sonucu doğurmamalıdır. Olayda, ödeme emrinin dayanağı ek vergi tahakkukları ile para cezası kararlarının 03.02.2011 tarihinde davacıya tebliği üzerine, 18.02.2011 tarihinde yapılan itiraz hakkında Bölge Müdürlüğünce 21.03.2011 tarihinde alınan kararla, yapılan yazışmaların devam etmesi nedeniyle karar alma süresinin uzatıldığı; ancak süre uzatım kararından sonra davalı idarece, zımni ret işlemine karşı süresinde dava açılmadığından ve kamu alacağının kesinleştiğinden bahisle tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlenip tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242'nci maddesi gereğince kendisine yapılan itiraz başvurularını 30 gün içinde karara bağlayarak ilgilisine tebliğ etme görevi olan idarenin, davacının itiraz başvurusunu yanıtlamadığı gibi, süre uzatım kararı verdiği görülmüş olup itiraz başvurusunu "30 gün içinde karara bağlama" görevini yapma yerine, davacı lehine tanınan bir hak olan zımni ret müessesesini davacı aleyhine kullanmak suretiyle işlem tesis etmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali gerekirken; istemin özeti bölümünde yazılı gerekçeyle iptal eden mahkeme kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. Temyiz isteminin açıklanan nedenle reddi gerektiği oyu ile, Dairemiz kararının gerekçesine katılmıyoruz. TÜRK MÎLLETİ ADINA Hüküm veren Danı...