Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/03/2020 tarihinde--- plakalı araç ile müvekkiline ait olan ---- plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiği, kazada----- plakalı araç sürücüsü kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin davalı borçlu sigorta şirketine belirli belgeleri sunarak kalan miktarın ödemesi hususunu talep ettiği, ancak 8 iş günü geçmesine rağmen tazminatı ödemediğini, alacağın zamanında tahsil edilmemesinden ve faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar talebine ilişkin huzurdaki davayı açma zarureti doğduğunu, sigortalısının kusurlu bulunduğu, müvekkilinin ise yolcu olduğu sebebiyle kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili borcu tahsil...
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/726 KARAR NO : 2023/415
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2022 KARAR TARİHİ : 25/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01/03/2020 tarihinde--- plakalı araç ile müvekkiline ait olan ---- plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiği, kazada----- plakalı araç sürücüsü kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin davalı borçlu sigorta şirketine belirli belgeleri sunarak kalan miktarın ödemesi hususunu talep ettiği, ancak 8 iş günü geçmesine rağmen tazminatı ödemediğini, alacağın zamanında tahsil edilmemesinden ve faizi aşan zararın ortaya çıkmış olması sebebiyle aşkın zarar talebine ilişkin huzurdaki davayı açma zarureti doğduğunu, sigortalısının kusurlu bulunduğu, müvekkilinin ise yolcu olduğu sebebiyle kusurunun bulunmadığı dikkate alındığında müvekkilini zarara uğratmak maksadıyla herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili borcu tahsil etmek amacıyla borçluyu temerrüde düşürmüş ancak 01/12/2021 tarihinde icra kanalı ile tahsil edebildiğini, müvekkilinin davalıdan talep ettiği hasar bedelinin temerrüde düşürdüğü tarihteki alım gücü ile tahsil edeceği tarihteki alım gücü de aynı olmadığını, ve müvekkilinin zarara uğradığını, açıklanan nedenlerden dolayı, öncelikle dosyanın bilirkişiye verilmesine karar verilmesini, sonrasında müvekkilinin alacağını zamanında tahsil edememesinden kaynaklı belirsiz olan munzam zararının şimdilik 500,00 TL sinin davalıdan avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu hasar sonucu davacının aracında meydana gelen değer kaybı bedelinin tazmini talepli müvekkili şirkete ihbar yapıldığı ve söz konusu ihbar üzerine müvekkili şirket nezdinde dosya açıldığı, davadan önce davacının değer kaybı zararı----- nolu hasar dosyası kapsamında ----nolu tahkim başvurusunda verilen kesin hükme istinaden müvekkili sigorta şirketi tarafından karşılandığını, poliçeden kaynaklı başkaca sorumluluğu bulunmadığını, munzam zarara ilişkin olarak, davacı tarafın munzam zarar talebi soyut iddialara dayanmakta olduğu, başvuranın aşkın zarara uğradığını ispat edilmediğinden talebin reddinin gerektiğini, şirket nezdinde araştırılması sonucunda 01/12/2021 tarihinde 8.000,00 TL değer kaybının davacıya ödendiğini, davacının iddiasının aksine müvekkili şirkete başvuru tarihi 18/03/2020 tarihi değil, 05/11/2021 tarihi olduğunu, davacı vekilinin soyut ve ispata dayanmayan munzam zararı talebinin reddinin gerektiğini, meydana gelen hasar sebebiyle oluşan zararın enflasyon ve kur farkı ile arttığı belirtilmiş ise de araç bedelleri de enflasyon ve kur farkından daha büyük bir hızla artış gösterdiğini, zarar miktarı sabit kalmakla birlikte hasar araçların değeri de aynı oranda artmakta...