5766 sayılı kanun'un geçici 1. maddesinin, anayasa mahkemesince iptaline ve yürürlüğünün durdurulmasına karar verildiğinden, 5766 sayılı kanun'un yürürlüğe girmesinden önce kesinleşmiş amme alacakları için 5766 sayılı kanun ile getirilen düzenlemelerin uygulanamayacağı hakkında.
9. Daire 2008/8293 E. , 2011/7887 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2008/8293 Karar No: 2011/7887 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar : 1) Karadeniz Vergi Dairesi Müdürlüğü - TRABZON 2) … İstemin Özeti : Ortağı olduğu ... Şti.'nin vadesinde ödenmeyen 2002/Şubat-Aralık, 2003/Şubat-Aralık, 2004/Şubat-Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile gecikme faizi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden, ... Şti.'nin tahakkuk eden vergilerinin vadesinde ödenmediği, şirket hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında herhangi bir malvarlığına rastlanılmadığı, bunun üzerine amme alacağının tahsilinin sağlanması amacıyla şirketin eski ortağı olan davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlenip tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, 6183 sayılı Kanunun 35. maddesinde 5766 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, limited şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan kamu borçlarından dolayı ortaklar için öngörülen sorumluluğun müteselsil sorumluluk olduğu, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gereken zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların müteselsil sorumlu tutularak sermaye hisseleri oranında takip edilmesi gerektiği, olayda, davacının limited şirketteki hisselerini 5.1.2006 tarihli hisse devir senediyle devrettiği anlaşılmış olup dava konusu ödeme emri içeriği vergi borçları ve cezalarının davacının ortak olduğu dönemlere tekabül ettiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacının şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağından sermaye hissesi oranında doğrudan doğruya sorumluluğu bulunduğundan davacı adına sermaye hissesi oranında düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; davacı tarafından, amme alacağının kesinleşmesinin beklenilmediği, şirket borçları nedeniyle öncelikle şirket, ardından da kanuni temsilcinin takip edilmesi gerektiği, bu nedenle, adına düzenlenen ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğu, 5766 sayılı Kanunun, ortakların şirket borçlarından sorumluluğu konusunda bir değişiklik getirmediği, davalı idare tarafından ise; davanın duruşmalı görülmesine rağmen davalı idare vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmediği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.Davacı tarafından cevap verilmemiştir. Danıştay Savcısı …'ın Düşüncesi : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesine göre şirketin kesinleşen ve şirket tarafından ödenmeyen vergi borcunun öncelikle kanuni temsilciden, tahsil edilememesi halinde ortaklarından istenebileceğinden bu aşamada, şirket ortağı olan davacıdan alacağın ödeme emri ile istenilmesinde isabet görülmemiştir. Bu nedenle davanın reddine ilişkin mahkeme k...