Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacı şirket nezdinde ... numaralı özel işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalanan ...'a ait iş yerinde meydana gelen zararın davalının kusurundan kaynaklandığını, sigorta şirketince aldırılan ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalıya 8.413,39 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin tahsili için İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğini, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, itirazında kötüniyetli olan davalı yönünden alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap...
T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/36 Esas KARAR NO : 2023/163
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 19/01/2021 KARAR TARİHİ : 01/03/2023 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 20/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle; davacı şirket nezdinde ... numaralı özel işyeri paket sigorta poliçesi ile sigortalanan ...'a ait iş yerinde meydana gelen zararın davalının kusurundan kaynaklandığını, sigorta şirketince aldırılan ekspertiz raporu doğrultusunda sigortalıya 8.413,39 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemenin tahsili için İzmir 4. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak borçlu tarafından icra takibine itiraz edildiğini, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, itirazında kötüniyetli olan davalı yönünden alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesiyle; meydana geldiği iddia edilen zarar ile davalı idare arasında illiyet bağı bulunmadığını, aynı tarihte dava konusu taşınmazın bulunduğu sokak ve civarında su baskınına uğrayan başka bir konut ve işyeri bulunmadığı gibi, işyeri sahibinin de idareye herhangi bir şikayet başvurusunda bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK'nın 1472/1. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüzî halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceğ...