Davacı adına yapılan tarhiyata bağlı olarak yapılan uzlaşmanın idari bir işlem olması nedeniyle bu tür işlemlerdeki dava açma süresi hk.
Danıştay 9. Daire E. 2003/1258 K. 2005/105 T. 2.2.2005 UZLAŞMADA DAVA AÇMA SÜRESİ DAVACI ADINA YAPILAN TARHİYATA BAĞLI OLARAK YAPILAN UZLAŞMANIN İDARİ BİR İŞLEM OLMASI NEDENİYLE BU TÜR İŞLEMLERDEKİ DAVA AÇMA SÜRESİ HK. 2577/md. 7 , 11 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Ltd. Şti. Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Maliye Bakanlığının 26.7.2002 tarih ve B.07.GEL.054/5400/3580-32679 sayılı işleminin iptali istemiyle açılan davayı; dava konusu edilen Maliye Bakanlığının anılan işleminin, davacının yaptığı başvurunun incelenmekte olduğuna dair bilgi mahiyetinde, kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olmadığı, bu nedenle 2577 sayılı Kanunun 15/1-b maddesi uyarınca idari davaya konu edilemeyeceği gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 17.12.2002 tarih ve 2002/2235 sayılı kararının, şikayet başvurusunun 2577 sayılı Yasanın 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmamaktadır. Diğer taraftan, her ne kadar, davacı tarafından davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi uyarınca açıldığı iddia edilmekte ise de, anılan bu madde hükmü; henüz ortada idare tarafından tesis edilmiş bir işlem veya eylem bulunmayan hallerde, idareye bir işlem veya eylem yapması için yapılacak başvurulara karşı açılacak idari davaların prosedürünü göstermektedir. Dava konusu olayda ise, davacı adına yapılan bir tarhiyat ve buna bağlı olarak uzlaşma sonucu yapılan bir ödeme olduğu, yani davaya konu olan olayın temelinde idarece tesis edilmiş bir idari işlem bulunduğu için ve bu tür vergi işlemleri hakkında anılan yasanın genel dava açma süresini belirleyen 7. maddesinin 2/b bendi hükmü uyarınca dava açma süresi 30 gün olarak belirlendiğinden, İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesinin bu tür vergi ihtilaflarına uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Davanın aynı Yasanın 11. maddesi uyarınca açıldığı ...