İhbarnamelere karşı ancak yükümlü tarafından dava açılması gerektiği hakkında.
Danıştay 9. Daire E. 2002/5532 K. 2004/5064 T. 19.10.2004 VEKİLE İHBARNAME TEBLİĞİ İHBARNAMELERE KARŞI ANCAK YÜKÜMLÜ TARAFINDAN DAVA AÇILMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA. 213/md. 10 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... İstemin Özeti: Eczacı .... tarafından genel vekil tayin edilen davacıya müteselsil sorumlu olduğundan söz edilerek tebliğ edilen 2000/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına karşı açılan davayı; dava konusu ihbarnamelerde duyurulan vergi ve cezaların dayanağı inceleme ile ilgili defter ve belge isteme yazısı ve ihbarnameler davacıya tebliğ edilmiş ise de, sadece bazı işlemlerin takibi için düzenlenen vekaletnameye dayanarak iş takip eden davacıyı, ....'e ait eczane faaliyetinden sorumlu tutmanın mümkün olmadığı, noter vasıtasıyla vekil tayin edilen davacıdan Vergi Usul Kanununun 10. maddesine göre sorumlu bulunduğundan söz edilerek vergi ve cezaların aranmasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle kabul eden .... Vergi Mahkemesinin 24.5.2002 tarih ve 2002/350 sayılı kararının; ihbarnamelerde hem eczacı .... hem de genel vekili .... ismi yazılı olsa bile ihbarnamelerin eczacı adına düzenlendiği, asıl mükellef adına düzenlenen ihbarnamelerin mükellefin genel vekiline tebliğinin yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ....'nın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Yükümlü .... adına işletilen eczanenin defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu re'sen salınan ve müteselsil sorumlu olduğu görüşüyle davacıya tebliğ edilen vergi ve cezaları kaldıran vergi mahkemesi kararının bozulması istenilmektedir. İncelenen dosyada, davacının .... Noterliğince düzenlenen 12.3.1991 tarihli genel vekaletname uyarınca .... adına eczane işlettiği anlaşılmakta ise de; davacı adına bu faaliyet nedeniyle tesis edilmiş bir mükellefiyet kaydı bulunmadığı gibi, vergi inceleme raporunun ve dava konusu ihbarnamelerin yükümlü .... adına düzenlendiği davacıya adı geçenin vekili olması nedeniyle tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan savunma dilekçesinde de ihbarnamelerin yükümlü .... adına düzenlendiğinin belirtilmiş olması karşısında ihbarnamelere karşı ancak yükümlü tarafından dava a...