Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2021/390 · K. 2022/302
Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2021/390 K. 2022/302

E. 2021/390K. 2022/30223 Aralık 2022
dava ehliyetibilirkişi incelemesihak düşürücü süreistinaf yolumarka hakkı
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Almanya'da mukim, elektrik bağlantıları ve malzemeleri konusunda dünya çapında bilinen bir kuruluş olduğunu, ürünlerinde kullanılan ''...'' logo ve ''...'' markalarının başta Almanya olmak üzere birçok ülkede koruma altına alındığını, 1952 yılından beri kullanılan bu markaların ... ( ...) firmasından devir alındığını, davalının ise mezkur markaları ilk defa 1982 yılında müvekkili şirketin selefi ve o zamanki sahibi olan şirket ile yapmış olduğu lisans anlaşmalarına dayanarak 01/10/1996 yılına kadar kullandığını, ancak lisans anlaşmaları yenilenmeyince hükümsüzlüğü talep edilen markaları Türkiye'de kendi adına haksız ve kötü niyetle tescil ettirdiğini, markanın gerçek hak...

Karar Metni

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/390 Esas KARAR NO : 2022/302

DAVA : Marka Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 27/05/2015 KARAR TARİHİ : 23/12/2022 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/01/2023

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Almanya'da mukim, elektrik bağlantıları ve malzemeleri konusunda dünya çapında bilinen bir kuruluş olduğunu, ürünlerinde kullanılan ''...'' logo ve ''...'' markalarının başta Almanya olmak üzere birçok ülkede koruma altına alındığını, 1952 yılından beri kullanılan bu markaların ... ( ...) firmasından devir alındığını, davalının ise mezkur markaları ilk defa 1982 yılında müvekkili şirketin selefi ve o zamanki sahibi olan şirket ile yapmış olduğu lisans anlaşmalarına dayanarak 01/10/1996 yılına kadar kullandığını, ancak lisans anlaşmaları yenilenmeyince hükümsüzlüğü talep edilen markaları Türkiye'de kendi adına haksız ve kötü niyetle tescil ettirdiğini, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili şirket olduğunu belirterek Paris Sözleşmesinin 1 mükerrer 6 ncı, 8 inci maddesi, MK.'nun 2 nci maddesi, 556 sayılı KHK.'nin 8/3, 8/5, 42 nci maddeleri uyarınca, davalı adına TPE nezdinde tescilli ..,... ve ....nolu markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, dava konusu markaları davacı şirketin selefi olduğunu iddia ettiği şirket ile aralarında 1982 yılında aktedilmiş bulunan geçerli bir lisans sözleşmesi ile kullanmaya başladığını, 22/01/1988 tarihinde selef firmanın yeni bir unvan aldığını, nevi değiştirdiğini ve kollektif şirketten limited şirkete geçerek ... unvanını aldığını, 1996 yılında bu şirketin ortakları arasındaki anlaşmazlık nedeniyle şirketin iflas sürecine girdiğini, iflas avukatının bildirimi üzerine royalty bedellerinin .... şirketine ödendiğini, ... şirketinin iflasının Pforzheim Mahkemesi tarafından 08/07/1998 tarihinde açıklandığını ve Alman Ticaret Sicilinde yayınlanarak şirketin resmen iflas ettiğini, iflas kararından yaklaşık 5 sene sonra markaya tecavüzlerin artması ve müvekkili şirketin marka hakkı ile ilgili muhatap bulamaması, markaların yenilenmemesi, markanın sahipsiz kalması nedeniyle müvekkili tarafında iyi niyetle dava konusu markaların tescil başvurusunun yapılmak zorunda kalındığını, davacı şirketin sicilden terkin edildiğini, hukuki varlığının bulunmadığını, taraf ehliyetinin olmadığını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davanın 556 sayılı KHK.'nin 8/son maddesi uyarınca reddinin gerektiğini, müvekkili markasının çok daha farklı sınıfları da kapsadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Dava, Paris Sözleşmesinin 8 inci maddesi, 556 sayılı KHK.'nin 8/3, 8/5, 42 nci maddeleri uyarınca markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Yapılan yargılama sonunda Bakırköy .... Fik...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2021/361 · K. 2022/78

29 Nisan 2022

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2022/307 · K. 2023/137

12 Mayıs 2023

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2021/621 · K. 2022/218

14 Ekim 2022

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2021/632 · K. 2022/235

26 Ekim 2022

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2021/261 · K. 2022/15

16 Şubat 2022

Bölge Adliye MahkemesiBakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

E. 2021/374 · K. 2022/202

12 Ekim 2022