Veraset yoluyla intikal eden arsa üzerine bina yapıldığında, bu işlemin servetin değerlendirilmesi amacıyla yapılmış olduğu ve servetin bu yolla biçim değiştirmiş sayılması gerektiği; ticari nitelik taşımayan bu faaliyetin arızi bir faaliyet olarak kabul edilmesi gerektiği hk.
Danıştay 9. Daire E. 2001/4270 K. 2002/5822 T. 31.12.2002 ARIZİ FAALİYET VERASETEN İNTİKAL EDEN ARSA ÜZERİNE BİNA İNŞASI VERASET YOLUYLA İNTİKAL EDEN ARSA ÜZERİNE BİNA YAPILDIĞINDA, BU İŞLEMİN SERVETİN DEĞERLENDİRİLMESİ AMACIYLA YAPILMIŞ OLDUĞU VE SERVETİN BU YOLLA BİÇİM DEĞİŞTİRMİŞ SAYILMASI GEREKTİĞİ; TİCARİ NİTELİK TAŞIMAYAN BU FAALİYETİN ARIZİ BİR FAALİYET OLARAK KABUL EDİLMESİ GEREKTİĞİ HK. 193/md. 37 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Vekili: Av. ..... İstemin Özeti: Davacının veraseten babasından kendisine intikal eden arsa üzerine inşa ettirerek satışını yaptığı konut ve büroları, mükellefiyet tesis ettirmeyerek kayıt ve beyan etmediğinin vergi inceleme raporuyla tespit edilmesi üzerine 1999/Nisan, Haziran, Temmuz, Ağustos, Ekim dönemleri için salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile Ocak, Şubat, Mart, Mayıs, Eylül, Kasım, Aralık dönemleri için kesilen usulsüzlük cezalarının terkini istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden davacıya babası ....'den veraset yoluyla 1993 yılında intikal eden iki parsel birleştirilerek 28.12.1994 tarihinde yapı ruhsatı alındığının, inşa edilen binadaki 29 bağımsız bölümün oturma izni alınmadan yani henüz tamamlanmadan 1996-2000 yılları arasında satıldığının, bu faaliyetin şahsi olarak yapılan ticari bir organizasyon olarak değerlendirilmesi sonucu ise başlama olarak kabul edilen 1995 yılından itibaren bağımsız bölümlerinin satış bedelleri göz önüne alınarak saptanan matrah üzerinden cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapıldığının anlaşıldığı, olayda davacının üzerine konut ve işyeri inşa ettirdiği gayrimenkulü veraset yoluyla iktisap ettiğinin, bunun dışında gayrimenkul alım, satım ve inşa işleriyle sürekli olarak uğraşmadığı, devamlılık taşımayan bu faaliyetin Gelir Vergisi Kanununun 37. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendinde yer alan hüküm gereğince vergiye tabi tutulması olanağının bulunmadığı, ticari amaç bulunmadan veraseten iktisap edilen arsa üzerine servetin değerlendirilmesi amacıyla inşaat yaptırıldığı, servetin bu yolla biçim değiştirdiği, ticari nitelik taşımayan bu faaliyetin arızi olarak yapılan bir faaliyet olarak kabul edilmesi gerektiği ve sonuç olarak ticari kazanç elde ettiğinden bahisle yapılan cezalı tarhiyatta yasal isabet bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden .... Vergi Mahkemesinin 9.5.2001 tarih ve 2001/255 sayılı kararının; davacının faaliyetinin ticari kazanca ilişkin hükümler çerçevesinde değerlendirilerek vergilendirilmesi gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Danıştay Savcısı ....'ün Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahk...