Bilanço esasına göre defter tutması gerekirken işletme hesabı defteri tuttuğu ileri sürülerek, beyan ettiği kdv indirimlerinin geçersiz sayılamayacağı ve re'sen takdir nedeni olamayacağı hk.
Danıştay 9. Daire E. 1998/807 K. 1998/4561 T. 2.12.1998 BİLANÇO ESASINA GÖRE DEFTER TUTMA BİLANÇO ESASINA GÖRE DEFTER TUTMASI GEREKİRKEN İŞLETME HESABI DEFTERİ TUTTUĞU İLERİ SÜRÜLEREK, BEYAN ETTİĞİ KDV İNDİRİMLERİNİN GEÇERSİZ SAYILAMAYACAĞI VE RE'SEN TAKDİR NEDENİ OLAMAYACAĞI HK. 3065/md. 29 213/md. 30 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... İstemin Özeti : Otobüs işletmeciliği faaliyetinde bulunan yükümlünün 1995 yılında bilanço esasına göre defter tutması gerekirken işletme esasına göre defter tutması nedeniyle, ihtilaflı dönemde yüklendiği katma değer vergilerinin indirimin kabul edilmemesi sonucunda vergi inceleme raporuna göre re'sen tarh edilen kusur ve ağır kusur cezalı katma değer vergisinin terkini istemiyle açılan davayı; davacının bilanço esasına göre defter tutması gerekirken işletme esasına göre defter tasdik ettirip belgelerini bu deftere kaydettiği için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30. maddesi gereğince olayın re'sen takdire sevkinin yerinde olduğu, ancak davacının mal alış faturalarının gerçeği yansıttığı, uyuşmazlık dönemine ait katma değer vergisi beyannamesini verdiği ve vergisini de ödediği tartışmasız olduğundan, ödenen bu katma değer vergilerinin indirilmesi gerektiği zira indirimlerin mükellefiyete bağlı bir görev ve hak olduğu, bu nedenle defter kaydı dışında herhangi bir harici karineye başvurulmadan salt bilanço esasına göre defter tutması gerekirken işletme esasına göre defter tuttuğu ileri sürülerek yapılan cezalı tarhiyatta isabet görülmediği gerekçesiyle kabul ederek, dava konusu cezalı katma değer vergisini terkin eden .... Vergi Mahkemesinin 19.11.1997 tarih ve 1997/493 sayılı kararının; bilanço esasına göre defter tutması gereken yükümlünün işletme esasına göre defter tutması nedeniyle, beyan ettiği katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilemeyeceği ileri sürülerek bozulması istenmektedir. Savunmanın Özeti : Cevap verilmemiştir. Savcı ....'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ün Düşüncesi : İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi Kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz edilen ..... Vergi Mahkemesinin 19.11.1997 tarih ve 1997/493 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine, anılan mahkeme kararının onanmasına 2.12.1998 tarihinde oybir...