Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; işgücü ve vinç çalıştırma temin hizmetinin karşılığı olarak davalı yanca ödenmesi gereken 40.720,00 TLnin ödenmemesi üzerine Ankara 2. İcra Dosyasının 2022/9567 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalı tarafın itirazıyla durduğunu ileri sürerek, haklı nedene dayanmayan itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. ve 6100 sayılı HMK'nin 2. maddeleri gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk...
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/569 Esas - 2023/33 TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C. ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO :2022/569 Esas KARAR NO :2023/33
HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA :İtirazın iptali DAVA TARİHİ :10/08/2022 KARAR TARİHİ :17/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; işgücü ve vinç çalıştırma temin hizmetinin karşılığı olarak davalı yanca ödenmesi gereken 40.720,00 TLnin ödenmemesi üzerine Ankara 2. İcra Dosyasının 2022/9567 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalı tarafın itirazıyla durduğunu ileri sürerek, haklı nedene dayanmayan itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirket davaya cevap vermemiştir. Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 6. ve 6100 sayılı HMK'nin 2. maddeleri gereğince, genel görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Asliye ticaret mahkemeleri ise özel mahkeme niteliğindedir. Bilindiği üzere de, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nin 4. ve 5. maddelerinde ticari dava düzenlenmiş olup, aynı kanunun 4. maddesine göre bir davanın ticarî dava sayılması için ya uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesince bakılacağı yönünde bir düzenleme bulunması (mutlak ticari dava olması) gereklidir. Yine anılan kanunun 5'inci maddesinde ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği ve asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişkinin de görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş sayılan işin, diğeri için de ticarî iş sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı ticarî iş esasına göre değil, ticarî işletme esasına göre belirlemiş olup işin ticarî nitelikte olması veya sayılması, davanın ticari dava olarak kabulü için yeterli değildir. Görüleceği üzere; gerek mutlak, gerekse de nispi ticari davaların asliye ticaret mahkemelerinde görüleceği açıktır. Somut olayda; davalının tacir olup olmadığının tespiti bakımından yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda, davalının tacir olduğuna dair herhangi bir bilgiye yer verilmediği, davanın faturaya dayalı alacak isteminden ibaret olduğu, yukarıda da açıklandığı üzere sadece davalının tacir sıfatına haiz olması sebebiyle davanın ticari dava ol...