Belediyeler tarafından alınan yol tahrip bedelinin katma değer vergisine tabi olmadığı hk.
Danıştay 9. Daire E. 1997/3253 K. 1997/3622 T. 18.11.1997 YOL TAHRİP BEDELİNDE KDV BELEDİYELER TARAFINDAN ALINAN YOL TAHRİP BEDELİNİN KATMA DEĞER VERGİSİNE TABİ OLMADIĞI HK. 3065/md. 1 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Vekili : Av. ... Karış Taraf : ... İstemin Özeti : Ruhsat alınmadan yolda kazı yapılması nedeniyle belirlenen yol tahrip bedeli üzerinden salınan katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda vergiye tabi mal ve hizmet tesliminde bulunan kişilerin, verginin mükellefi olarak belirlendiği ve mal ve hizmet satın alan kişilerden tahsil edilen katma değer vergilerini beyan ederek vergi dairesine yatırmakla sorumlu tutuldukları, bu sorumluluğun açık olarak katma değer vergisine tabi mal ve hizmet teslimi sırasında satın alan kişilerden katma değer vergini tahsil etmekle sınırlı olduğu, vergiye tabi olduğu açıkça belli olmayan bir işlem için vergi dairesi yerine geçerek sonradan vergi tahakkuk ve tahsili yoluna gidilmesinin mümkün olmadığı, olayda tretuvara hasar verdiğinden bahisle yükümlüden istenilen yol tahrip bedeli üzerinden katma değer vergisi salındığının anlaşıldığı, öte yandan tretuvarın hasar görmesi nedeniyle belediyece 3065 sayılı Kanunda tarif edilen biçimde bir hizmet verilmediği, zira şehir içi yolların, yayaların geçişine açık bulundurulmasının belediyelerin görevinde olduğu, hasarın giderilmesinin bir şahıs için değil, toplumun yararlanması için yapıldığı, bu durumda ortada 3065 sayılı Kanunda tarif edildiği gibi bir hizmet söz konusu olmadığı ve belediyenin yol tahribi nedeniyle katma değer vergisi tarh ve tahakkuk yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden ... Vergi Mahkemesinin 9.1.1997 tarih ve 1997/35 sayılı kararının; işlemin belediyenin yetkileri çerçevesinde hukuka uygun olarak tesis edildiği ileri sürerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Savcı ...'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi : İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun vergi mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz edilen ... Vergi Mahkemesinin 9.1.1997 tarih ve 1997/35 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddine, anılan mahkeme kararının onanmasına, 870.000.-lira il...