Vesayet altına alınan davacının vasisinin icazeti veizinbelgesi alınmaksızın dava açma ve kanun yoluna başvurma konusundaki ehliyeti bulunmadığı hakkında.
Danıştay 8.Daire E.2015/13509 K.2015/9759 T. 12/11/2015 VESAYET DAVA EHLİYETİ VESAYET ALTINA ALINAN DAVACININ VASİSİNİN İCAZETİ VEİZİNBELGESİ ALINMAKSIZIN DAVA AÇMA VE KANUN YOLUNA BAŞVURMA KONUSUNDAKİ EHLİYETİ BULUNMADIĞI HAKKINDA. 4721/md. 407 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...Karşı Taraf (Davalı) :Adalet Bakanlığı İstemin Özeti :Ankara 16. İdare Mahkemesinin 20/04/2015 gün ve E:2014/1099, K:2015/480 sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanun?un 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir. Danıştay Tetkik Hakimi:Hilal AKTEMUR DERMANCIOĞLU Düşüncesi :Temyiz isteminin ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dava dilekçesi ve ekleri 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilecekleri 48. Maddesinde, temyiz dilekçesinin 3. Madde esaslarına göre düzenlenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bir iptal davasının açılabilmesi ve idari yargı mercilerinin bu davayı ön koşullar yönünden kabul edebilmesi için 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca dava dilekçeleri; a) görev ve yetki b) idari merci tecavüzü c) ehliyet d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı e) süre aşımı f) husumet ve g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla incelenmekte; ilk inceleme sonucunda dilekçelerde yasaya aykırılık görülürse 15. maddedeki kararlardan biri verilmekte, yasaya aykırılık görülmediği takdirde dosya tekemmüle tabi tutulmaktadır. Dolayısıyla iptal davası açılabilmesinin ön koşullarından biri davacının objektif ve subjektif dava ehliyetinin olmasıdır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu?nun 31. maddesinde, Bu Kanun?da hüküm bulunmayan hususlarda hakimin davaya bakmakta memnuniyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sükununu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemlerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükmüne yer verilmiş olup 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu?nun 51. maddesinde, dava ehliyetinin medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirleneceği kurala bağlanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu?nun 407. maddesinde, Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamını bildirmekle yükümlü olduğu, 413. maddesinde, vesayet ...