Davalı idarelerce, devlete ait taşınmazların kadastro tespit çalışmaları takip edilmemiş, askı süresi sonunda itirazda bulunulmayarak hatalı tescil kaydının oluşmasına ve bunun sonucunda sicile güvenerek taşınmazı satın alan davacının yanılmasına ve zarara uğramasına sebebiyet verilmiş olup, tapu sicilinin tutulması, kütüklerde düzeltme yapılması ile ilgili işlerin denetiminin adli yargının görev alanı içinde olduğu hakkında.
Danıştay 8. Daire E. 2010/3793 K. 2010/4752 T. 27.9.2010 ADLİ YARGININ GÖREV ALANI TAPU SİCİLİNİN TUTULMASINDAN SORUMLULUK DAVALI İDARELERCE, DEVLETE AİT TAŞINMAZLARIN KADASTRO TESPİT ÇALIŞMALARI TAKİP EDİLMEMİŞ, ASKI SÜRESİ SONUNDA İTİRAZDA BULUNULMAYARAK HATALI TESCİL KAYDININ OLUŞMASINA VE BUNUN SONUCUNDA SİCİLE GÜVENEREK TAŞINMAZI SATIN ALAN DAVACININ YANILMASINA VE ZARARA UĞRAMASINA SEBEBİYET VERİLMİŞ OLUP, TAPU SİCİLİNİN TUTULMASI, KÜTÜKLERDE DÜZELTME YAPILMASI İLE İLGİLİ İŞLERİN DENETİMİNİN ADLİ YARGININ GÖREV ALANI İÇİNDE OLDUĞU HAKKINDA. 4721/md. 1007 2577/md. 14 İstemin Özeti : Davacının tapu sicilindeki kayda güvenerek malik 3. kişiden satın aldığı ?.İli, ?İlçesi, ?..mevkiinde bulunan 18.500 m2 alanlı ?. ada ?. parsel sayılı taşınmazın, orman vasfında olması nedeniyle idarece aleyhine açılan dava neticesinde tapu kaydının iptali ve taşınmazın orman vasfı ile hazine adına tescili nedeniyle uğradığını öne sürdüğü 2.775.000.00TL maddi zararın yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açtığı davada; davacının zararı doğrudan bu işlemleri en geç tüm hukuksal sonuçlarıyla birlikte aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasında verilen kararın kesinleştiği 13.10.2004 tarihinde öğrendiği, taşınmazın tapuda hazine adına tescil edildiği 8.5.2006 günü davacının maddi zararının her bakımdan ortaya çıktığı, bugünü izleyen 60 gün içinde dava açılması ya da idareye başvurulması üzerine dava açılması gerekirken, bu süre geçirilerek ilk kez ?.Asliye Hukuk Mahkemesinde 21.8.2006 günü açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenemeyeceği gerekçesiyle süre aşımı yönünden davayı reddeden ?..İdare Mahkemesinin 3.2.2010 gün ve E: 2009/1719, K: 2010/92 sayılı kararının; davanın görüm ve çözüm yerinin adli yargı olduğu, görev konusunun idari eylem olması sebebiyle idari yargı yerinde açılan davanın süresinde olduğu öne sürülerek 2577 sayılı Yasanın 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi ?.Düşüncesi: Tapu sicilinin yanlış tutulmasından kaynaklanan tazminat davalarının görüm ve çözümünde görevli yargı kolu adli yargı olduğundan, idare mahkemesi kararının görev yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?..Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, davacının tapu sicilindeki kayda güvenerek özel kişiden satın aldığı taşınmazın, orman vasfında olması nedeniyle aleyhine açılan dava sonucunda adına kayıtlı tapunun iptali ve Hazine adına tesciline karar verilmesi sebebiyle uğradığı m...