E. 2018/710 K. 2019/32
Kısa Önizleme
ÖnizlemeDAVACININ TALEBİ : Davacı taraf dava dilekçesinde, Bursa 20. icra müdürlüğünün 2017/6342 Esas sayılı dosyası ile takibe konulan 25.000 TL bedelli iki ayrı bono sebebiyle borçlu olmadıklarını, bono üzerindeki imza ve kaşelerin davacı şirkete ait olmadığını, şirketi temsile yetkili kişinin Temur Tüfekçi isimli kişi olduğunu, onun da böyle bir senet imzalamadığını, usülsüz tebligatla takibin kesinleştirildiğini ileri sürerek anılan bonolar sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline, haksız takip tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacı şirketle davalı arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin fesih sırasında da kar mahrumiyetinden kaynaklanan tazminatlar konusunda da protokoller imzalandığını, dava konusu bonoların bu protokol kapsamında alındığını,...
Karar Metni
T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/710 Esas - 2019/32 T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2018/710 KARAR NO : 2019/32
HAKİM : KATİP :
DAVACI : .... .... AKARYAKIT OTOMOTİV GIDA VE NAKLİYAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. M
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 18/05/2018 KARAR TARİHİ : 14/01/2019 Mahkememizde görülen davanın açık yargılamasında, DAVACININ TALEBİ : Davacı taraf dava dilekçesinde, Bursa 20. icra müdürlüğünün 2017/6342 Esas sayılı dosyası ile takibe konulan 25.000 TL bedelli iki ayrı bono sebebiyle borçlu olmadıklarını, bono üzerindeki imza ve kaşelerin davacı şirkete ait olmadığını, şirketi temsile yetkili kişinin Temur Tüfekçi isimli kişi olduğunu, onun da böyle bir senet imzalamadığını, usülsüz tebligatla takibin kesinleştirildiğini ileri sürerek anılan bonolar sebebiyle borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline, haksız takip tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacı şirketle davalı arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin fesih sırasında da kar mahrumiyetinden kaynaklanan tazminatlar konusunda da protokoller imzalandığını, dava konusu bonoların bu protokol kapsamında alındığını, daha sonra ortaya çıkan olaylar sebebiyle protokol ve bonolarda kaşesi bulunan Mirpet Şirketinin gerçekte kurulmamış olduğunun anlaşıldığını, davacı şirket ile kurulmamış bu şirketin aynı adresi gösterdiklerini ileri sürmüştür. DELİLLER ve GEREKÇE: Derdest dava kambiyo takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Kural olarak ve davacı taraf süresinde kambiyo senedindeki imzasını inkar etmemiş olduğundan ispat külfeti davacı taraf üzerindedir. Takip şeklen kesinleşmiştir. Ancak davacı taraf bono üzerindeki keşideci imzasının davacı şirkete ait olmadığını, bunun yanında takibinde usulsüz biçimde kesinleştirildiğini ileri sürmektedir. İlk bakışta davacının savunmasını doğrulayacak bir takım olgular bulunduğu görülmektedir. Örneğin dava konusu bonoların keşidecisi şirketin unvanı ile davacı şirketin unvanı arasında farklılık vardır. Ancak kesinleşmiş bir kambiyo takibine karşı açılan davada bu olguların şüpheye yer vermeyecek biçimde davayı ispat etmesi beklenir. Davalı tarafın savunmasından anlaşılacağı üzere taraflar arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi mevcut iken bu sözleşme bir aşamada feshedilmiştir. Davalı taraf dava konusu bonoların sözleşmenin feshi sebebiyle davacı şirket tarafından düzenlenerek verildiğini ileri sürmektedir. Buna karşılık davacı taraf bu iddiayı reddetmekte, bonolardaki imzanın davacı şirket temsilcisine ait olmadığını, üstelik bono keşidecisinin de davacı şirketle ilgisi bulunmadığını savunmaktadır. Senet metni incelendiğinde bonoların keşideci kısmında yer alan şirket ünvanı ile davacı şirketin unvanı arasında fark bulunduğu görülecektir. Ancak bu fark ilk bakışta dikkati çek...