Mahkememizde görülmekte olan Kooperatifi Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili, mahkememize verdiği 24/07/2015 tevzi tarihli dava dilekçesi ile ve özetle: davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunu, yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, kooperatif ortaklığına alınması için teklifinin reddedildiğini, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptalinin gerektiğini, olmadığı taktirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000-TL çıkma payının reeskont faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, 15/03/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kooperatif yönetimi tarafından yapılan işlemlerin yasal prosedürün yerine getirilmesinden ibaret olduğunu ve herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, ortaklıktan çıkarıldığı 13/08/2012 tarihinde ilan edilerek duyurulduğundan Kooperatifler...
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/51 KARAR NO : 2022/1004
DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tesbiti DAVA TARİHİ : 24/07/2015 KARAR TARİHİ : 03/11/2022
Mahkememizde görülmekte olan Kooperatifi Üyeliğinin Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili, mahkememize verdiği 24/07/2015 tevzi tarihli dava dilekçesi ile ve özetle: davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunu, yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini, kooperatif ortaklığına alınması için teklifinin reddedildiğini, kooperatif ortaklığından ihraç kararının iptalinin gerektiğini, olmadığı taktirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000-TL çıkma payının reeskont faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsilini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili, 15/03/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; kooperatif yönetimi tarafından yapılan işlemlerin yasal prosedürün yerine getirilmesinden ibaret olduğunu ve herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, ortaklıktan çıkarıldığı 13/08/2012 tarihinde ilan edilerek duyurulduğundan Kooperatifler Kanunun 16. maddesine göre bu tarihten itibaren 3 ay içinde dava açılması gerektiğini, hak düşürücü süre (3 ay) içerisinde dava açılmadığından kararın kesinleştiğini, davanın bu yönden reddedilmesi gerektiğini, tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacının ortak olduğu dönemde 401-TL ödeme yaptığını, gerek davacı gerekse diğer ortaklar tarafından yapılan ödemelerin tamamının sabit giderler için harcandığını, davalı kooperatife ait bir taşınmaz bulunmadığını, herhangi bir inşaat faaliyeti bulunmayan kooperatfin gelir veya kazancının da olmadığını, bu nedenle davacıya ayrılma payı olarak ödeme yapılmayacağını beyanla davanın reddini savunmuştur. DELİLLER: Davacı vekili dava dilekçesinde; yönetim kurulu kararları, genel kurul toplantı tutanak fotokopileri, Noter ihtarname fotokopileri, kooperatife yapılan ödemelere ilişkin makbuz, dekont ve senet suretleri, Yargıtay kararları, tanık, keşif, bilirkişi incelemesi, yemin ve sair hususları delil olarak bildirmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; koopereratif ana sözleşmesi, Yönetim kurulu kararları, Noter tebligatları, ... gazetesi 13/08/2012 günlü nüshası, davacının kooperatife borçlarının çizelgesi, tanık ve sair hususları delil olarak bildirmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin 12/05/2016 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, kooperatif uzmanı bilirkişi ibraz ettiği 10/03/2017 havale tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak; Davacı ...'in keşide edilen iki ihtara rağmen kooperatife olan borçlarını ödemediği gerekçesi ile ortaklıktan çıkarılmasının usulsüz olduğunu, davacının ortaklıktan çıkarıldığı, adres araştırması yapılmadan ilanen tebliğ edilmek istendiği, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre adres araştırması yapılmadan çıkarma kararının ilanen tebliğ edilmesinin usulsüz olduğunu, davacını, ortaklıktan çıkarıldığından 19/06/2015 tar...