Gümrük mevzuatına göre, gümrük vergilerinin dava konusu edilebilmesi için öncelikle idarece kendiliğinden yapılmış tahakkukun; ya da ihtirazi kayıtla verilen beyannameye dayalı tahakkukun; ya da gümrük vergilerinin kaldırılması veya geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine dair idari kararın; sonra ise, sözü edilen işlemlere karşı itiraz üzerine tesis edilen işlemin bulunması gerektiği; olayda, açıklanan şekilde tesis edilen işlem bulunmaksızın davacının talebi üzerine yapılan tahsilatın iptali istemiyle açılan davanın, ortada kesin ve yürütülebilir işlem bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddi gerektiği hakkında.
7. Daire 2009/9515 E. , 2013/2028 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2009/9515 Karar No : 2013/2028 Temyiz İsteminde Bulunan: Gümrük ve Ticaret Bakanlığı adına … Karşı Taraf : ... Dış Ticaret Anonim Şirketi Vekili : Av. … İstemin Özeti : ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketince dahilde işleme rejimi uyarınca işlendikten sonra elde edilen eşyanın davacı adına tescilli 29.12.2006 gün ve 248228 sayılı ihracat beyannamesi ile Avrupa Birliğine üye ülkeye ihraç edilmesinden sonra ihraç edilen eşyanın üretiminde kullanılan üçüncü ülke menşeli girdilere ilişkin telafi edici verginin tahsil edilmesi istemiyle davalı İdareye başvurulması üzerine telafi edici vergi, usulsüzlük cezası ve faiz için yapılan tahsilat işlemini; yalnızca ithal edilen üçüncü ülke menşeli eşyanın değeri üzerinden telafi edici vergi hesaplanması gerekirken, dahilde işleme rejimi uyarınca elde edilen eşyanın değeri üzerinden vergi hesaplanmasının hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden ... Vergi Mahkemesinin ...gün ve E:...; K:... sayılı kararının; yapılan işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ...'in Düşüncesi: Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından kendiliğinden başvurulması üzerine yapılan tahsilat işleminin iptali istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır. Gümrük mevzuatına göre, gümrük vergilerinin dava konusu edilebilmesi için, ya yükümlüler adına İdarece re'sen yapılan tahakkuk veya ek tahakkuka vaki itirazın reddine dair işlemin; ya beyannamenin tescili sırasında konulan ihtirazi kayıt iradesinin kabul edilmemesi suretiyle yapılan tahakkuka vaki itirazın reddine dair işlemin; veya vergilerin geri verilmesi istemiyle yetkili idari birime yapılan başvurunun reddine dair idari karara vaki itirazın reddine dair işlemin varlığı gerekmektedir. Olayda; ortada, ne davacı adına yapılan ek tahakkuka vaki itirazın reddine dair işlem; ne beyannamenin tescili sırasında konulan ihtirazi kaydın kabul edilmemesi suretiyle yapılan tahakkuka vaki itirazın reddine dair işlem; ne de, ödenen verginin geri verilmesi istemiyle yetkili idari birime yapılan başvuru üzerine alınan idari karara vaki itirazın reddine dair işlem bulunduğundan, Mahkemece, incelenmeksizin reddedilmesi gereken davada, işin esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Bu nedenle; temyiz isteminin kabulü ve mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dosyanın incelenmesinden; ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketince dahilde işleme rejimi uyarınca işlendikten sonra elde edilen eşyanın davacı adına tescilli 29.12.2006 gün ve 248228 sayılı ihracat beyannamesi ile Avrupa Birliğine üye ülkeye ihraç edilmesinden sonra ihraç edilen eşyanın üretiminde kullanılan üçüncü ülke menşeli girdilere ilişkin telafi edici verginin gecikme faiziyle birlikte tahsil edilmesi...