Dahilde işleme izin belgesi kapsamındaki gümrük giriş beyannamesi muhteviyatı eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile hesaplanan gecikme faizi ve para cezasının vadesinde ödenmemesi nedeniyle düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı süre aşımı nedeniyle reddeden vergi mahkemesi kararının; ödeme emrine ilişkin tebligat evrakının, posta memurunca, muhatabın tebligat sırasında adresinde bulunamadığı şerhinin düşülmesi suretiyle, münasip bir süre sonra, vergi usul kanunu'nun 102'nci maddesine uygun olarak bir kez daha davacının bilinen adresine gönderilmek üzere davalı idareye iadesi gerekirken, bu yapılmaksızın, usulüne uygun olarak tebligat yapıldığından ve dava açma süresinin başladığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle bozulması hakkında.
7. Daire 2009/3997 E. , 2010/5651 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2009/3997 Karar No : 2010/5651 Temyiz İsteminde Bulunan : Karşı Taraf : Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı adına … İstemin Özeti : Davacının ortağı olduğu ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı ... tarih ve ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamındaki ... tarih ve ... sayılı gümrük giriş beyannamesi; ... tarih ve ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamındaki ... tarih ve ... sayılı gümrük giriş beyannamesi ve ... tarih ve ... sayılı dahilde işleme izin belgesi kapsamındaki ... tarih ve ... sayılı; ... tarih ve ... sayılı gümrük giriş beyannameleri muhteviyatı eşya nedeniyle tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile hesaplanan gecikme faizi ve para cezasının vadesinde ödenmediğinden bahisle, tahsili amacıyla davacı adına düzenlenip tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; davacıya ... tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine karşı yedi günlük dava açma süresi sona erdikten sonra 10.10.2008 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararının; dava konusu ödeme emrinin, ... tarihinde usulsüz şekilde tebliğ edildiği; tebliğ mazbatasında, kapı numarasının 67/4 olarak yazılmadığı ve rakamlarda karalama yapıldığı; tebligata ilişkin haber kâğıdının kapısına yapıştırılmadığı; başkasının kapısına yapıştırılan haber kâğıdından da haberi olmadığı; başka bir iş için Muhtarlığa gidildiğinde durumun öğrenildiği ve hemen dava açıldığı; ayrıca, tebligat evrakında, komşusu olarak belirtilen ...'ın muhtarlık kaydına rastlanmadığına dair belgenin dilekçe ekinde sunulduğu; ödeme emrine itiraz için tanınan yedi günlük itiraz süresinin Anayasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hâkimi ...'nın Düşüncesi: Olayda; davalı İdarece, ödeme emrine ilişkin tebligatın, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102'nci maddesine uygun olarak bir kez daha davacının bilinen adresine gönderilmesi gerekirken, ... tarihinde usulüne uygun olarak tebligat yapıldığından bahsedilemez. Dolayısıyla, usulsüz tebligat nedeniyle, davacının, ödeme emrine Muhtarlığa gittiği 10.10.2008 tarihinde muttali olduğunun kabulü gerektiğinden, ayrıca davanın da bu tarihte açılması karşısında, süre aşımı sebebiyle davanın reddi yolunda verilen temyize konu mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasın...