Davacının noterde düzenlenen satış sözleşmesi ile sattığı aracına ilişkin motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin terkini istemiyle yaptığı başvurunun reddine dair işlemi iptal eden vergi mahkemesi kararında; yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında ve davacı vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde isabet görülmediği hakkında.
7. Daire 2009/1018 E. , 2010/5597 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2009/1018 Karar No : 2010/5597 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar : 1- … Vekili : Av. … 2- ...Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti : Davacı tarafından 24.4.1996 tarihli noter kati satış senedi ile satılan araca ilişkin motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin terkini istemiyle yapılan başvurunun reddine dair işlemi; davacıya ait araç, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20'nci maddesinin (d) bendinde değişiklik yapan 4262 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce satılmış ise de, davacının, söz konusu Kanun hükmünün yürürlükte olduğu tarihteki başvurusu üzerine, davalı İdarece, satışı yapılan araca ilişkin motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin iptal edilmesinin kanun hükmü gereği olduğu gerekçesiyle iptal eden ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve E:...; K:... sayılı kararının; davacı tarafından, Mahkemece dava konusu işlemin iptaline karar verildiği halde, yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakıldığı ve davanın avukat aracılığıyla takip edilmesine karşılık vekâlet ücretine de hükmedilmediği; davalı İdare tarafından, 4199 sayılı Kanunun geçici 10'uncu maddesi kapsamında, bir yıl içinde trafik şube veya bürolarına başvurulmadığı; 4262 sayılı Kanunun da yürürlük tarihinden itibaren hüküm ifade edeceği iddialarıyla bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Davalı İdare tarafından savunma verilmemiş olup, davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hâkimi ...'nın Düşüncesi: Davacı temyiz istemi yönünden, Mahkemece dava konusu işlemin iptal edilmesine ve davanın avukat aracılığıyla takibi yapılmasına rağmen, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve vekâlet ücretine de hükmedilmemesi nedeniyle, kararın yargılama giderleri ile vekâlet ücreti yönünden bozulması gerekmektedir. Davalı idarece verilen temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından, Mahkeme kararının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, davalı idare temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Davacının motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin kaldırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemi iptal eden vergi mahkemesi kararının taraflarca bozulması istenmiştir. Davalı idare temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar, kararın idare lehine bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacı temyiz istemi yönünden ise, karar lehine olan ve davayı avukat vasıtasıyla takip eden davacı adına yargılama giderleri ile avukatlık ücretine hükmedilmediği görüldüğünden, kararın bu nedenle bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz başvuruları; davacı tarafından 24.4.1996 tarihli noter kati satış senedi ile satılan araca ilişkin motorlu taşıtlar vergisi mükellefiyetinin ...