İndirimli orana tabi işlemler dolayısıyla yüklenilen ve yıl içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen kdv'nin mahsup yoluyla iadesinde süre kısıtlaması olmayacağı hk.
Danıştay 7. Daire E. 2003/388 K. 2004/1193 T. 4.5.2004 MAHSUP İNDİRİMLİ ORAN KDV İADESİ İNDİRİMLİ ORANA TABİ İŞLEMLER DOLAYISIYLA YÜKLENİLEN VE YIL İÇİNDE İNDİRİM YOLUYLA TELAFİ EDİLEMEYEN KDV'NİN MAHSUP YOLUYLA İADESİNDE SÜRE KISITLAMASI OLMAYACAĞI HK. 3065/md. 29 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Ticaret Limited Şirketi Vekili: .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Davacının, katma değer vergisi iade alacaklarının, muhtelif vergi borçlarına mahsubu talebinin kabul edilmemesi işleminin iptali ve ödenen vergiler ile gecikme zamlarının iadesi istemiyle açılan davayı; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29'uncu maddesinin 2'nci fıkrasını açıklayarak, söz konusu kanun hükmüne istinaden çıkarılan 82 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ile, indirimli orana tabi işlemler dolayısıyla yüklenilen ve yıl içinde indirim yoluyla telafi edilemeyen 2000 yılına ait katma değer vergisinin, en geç, Haziran/2001 dönemine ait beyannamenin verilme süresi içerisinde, idareye bildirilmesi ve mahsup talebinin de bu süre içerisinde yapılmasının öngörüldüğü, olayda ise, mahsup talebinin, Haziran/2001 dönemine ait beyanname verme süresi geçtikten sonra, 9 Ekim 2001 tarihinde verilen düzeltme beyannamesi ile yapıldığı anlaşıldığından, süresinden sonra yapılan mahsup talebinin reddi işleminde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 23.10.2002 gün ve E:2002/250; K:2002/611 sayılı kararının; mahsup talebinin kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi Düşüncesi: Olayda, davacı Şirketin katma değer vergisi iade alacaklarının muhtelif vergi borçlarına mahsubu talebi, 82 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde öngörülen süreden sonra yapıldığından bahisle reddedilmiş ise de, kişilerin hukuki durumlarında değişiklik meydana getirecek sonuçlar doğuran, onların bir takım haklardan yoksun bırakılmalarına neden olabilecek ya da bir haktan belirli bir süre yararlanma talebinden yararlanma başvurusunu, belirli bir süreyle sınırlandırılmasını öngören tebliğ uyarınca tesis edilen işlemde isabet bulunmamaktadır. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 29'uncu maddesinin 2'nci fıkrası, bu konuda Maliye Bakanlığına bir takım yetkiler vermiş ise de, verilen bu yetki, bu konudaki usulü düzenlemeleri kapsadığından, ve kanunla düzenlenebilecek bir konuda Yasama Organının yetkisini belirli istisnalar dışında yürütme organına devredebileceği düşünülemeyeceğinden tesis edilen işlemde ve açılan davanın reddi yolundaki mahkeme kararında isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüyle mahkeme kararının bozulması gerekmektedir. Danıştay Savcısı .... Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesind...