DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 28/08/2019 KARAR TARİHİ : 30/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin satış hizmeti verdiğini, şirketin borç finansmanındaki artış, kısa vadede borca zoraki kayış, faaliyet gösterilen sektördeki işin görüldüğü rakipler tarafından yapılan spekülatif hareketlerin müvekkili şirketin kısa vade borçlarını döndüremez hale getirdiğini, davacı şirketin vade konkordatosu projesinin mevcut olduğunu, tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren ilk 12 ay ödemesiz olmak üzere takip eden 48 aylık vadede yapılandırma yapılarak toplamda 60 ay içinde ödemenin teklif olunduğunu, bu çerçevede konkordatonun tasdikini, kararın ilan olunmasını talep etmiştir. Dava, İİK m.286 ve devamı...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/154 KARAR NO : 2022/930
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 28/08/2019 KARAR TARİHİ : 30/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan konkordato davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan şirketin satış hizmeti verdiğini, şirketin borç finansmanındaki artış, kısa vadede borca zoraki kayış, faaliyet gösterilen sektördeki işin görüldüğü rakipler tarafından yapılan spekülatif hareketlerin müvekkili şirketin kısa vade borçlarını döndüremez hale getirdiğini, davacı şirketin vade konkordatosu projesinin mevcut olduğunu, tasdik kararının kesinleşmesinden itibaren ilk 12 ay ödemesiz olmak üzere takip eden 48 aylık vadede yapılandırma yapılarak toplamda 60 ay içinde ödemenin teklif olunduğunu, bu çerçevede konkordatonun tasdikini, kararın ilan olunmasını talep etmiştir. Dava, İİK m.286 ve devamı hükümlerinden kaynaklanmakta olan konkordato talebine ilişkindir. Mahkememizce davacı lehine geçici mühlet, akabinde ise kesin mühlet kararı verilmiştir. Yargılamanın devam ettiği aşamada davacı vekili şirketin borca batık olmadığını, feragat nedeniyle davanın nedeniyle reddini talep etmiştir. Öncelikle davacı vekilinin talebi İİK m.292/f.2- bend (d) hükmüne dayanmaktadır. Aynı hükmün 2. fıkrasına göre ise "Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." Konkordato kurumunu düzenleyen İİK m.285 ve devamından sonra yer alan 12. BAP' da yer aldığı, bu itibarla adı geçen hükümlerin özel hüküm niteliğinde olduğu, buna mukabil 6100 sayılı HMK'nın ikinci bölümünde yer alan ve yargılamaya hakim olan ilkelerden m.30 hükmünün ise genel nitelikte bir usul hükmü olduğu dikkate alındığında öncelikle özel hükmün uygulanması gerektiği yorum bilimi (hermenötik) açısından zorunludur. O halde HMK m.30 hükmünde yer alan düzenlemenin bu açıdan dikkate alınabilmesi mümkün değildir. Bir başka deyişle uyuşmazlık ile ilgili pozitif hukukta özel düzenleme olduğu sürece genel düzenlemelerin uygulanması düşünülemez. Gerek yargısal uygulama gerek doktrin bu konuda uyum içindedir. Yukarıda açıklanan İİK m.291/f.2 ve İİK m.292/f.2 hükmünün emredici nitelikte olduğu, nitekim kanun koyucunun somut olayda olduğu üzere sebebi ne olursa olsun konkordato talebinden feragat edilmesi durumunda mahkemenin duruşma günü açması gerektiğini açıkça düzenlediği sabittir. Bu noktada mahkemeye herhangi bir nedenle takdir alanı ise kesin olarak bırakılmamıştır. Mahkeme hükmünün yorum gerektirmeyecek derecede açık ve kesin olması halinde yapılacak şey kanunun emredici hükmünün yerine getirilmesidir. Mecelle'deki ifade ile "Mevrid-i nasta içtihata mesağ yoktur." Elbette açık hükmün içeriği sert görülse de yine Roma Hukukunda kabul edilen ifade ile " Kanun serttir, fakat kanundur" ( Dura lex s...