Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa 15. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra dosyasında gönderilen 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ve müvekkilinin dava dışı takip borçlularına herhangi bir borcu olmadığını belirterek, dava dışı borçlulara Bursa 15. İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı icra dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olması gözetilerek %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının tebligatın usulsüz olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, tebligatın davalı şirket resmi ticaret sicil adresine tebliğ edildiğini, davaya konu icra...
...... TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/568 Esas KARAR NO : 2022/1012 HAKİM ...... KATİP :......
DAVACI : ...... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ...... VEKİLİ : Av....... DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 24/07/2019 KARAR TARİHİ : 21/10/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06.12.2022
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Bursa 15. İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra dosyasında gönderilen 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği ve müvekkilinin dava dışı takip borçlularına herhangi bir borcu olmadığını belirterek, dava dışı borçlulara Bursa 15. İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı icra dosyasından borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olması gözetilerek %20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının tebligatın usulsüz olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, tebligatın davalı şirket resmi ticaret sicil adresine tebliğ edildiğini, davaya konu icra dosyasına ilişkin olarak taraflar arasında bir protokol yapıldığını ve davacı tarafça borcun kabul edildiğini, borçlu tarafından iyi niyetli takip alacaklısına yapılan ödemelerin alacaklıdan istirdadının mümkün olmadığını belirterek, öncelikse usul ve süre yönünden, aksi kanaatte olunur ise esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe; Davanın 3. Kişi tarafından açılan menfi tespit davası olduğu görülmüştür. Dosya arasına alınan icra dosyasının incelenmesinde, davacının icra takibine konu ödeme emrinde taraf sıfatının bulunmadığı görülmüştür. Davalı tarafından dosyaya sunulan 31/07/2019 tarihli protokole göre davacının icra takibine konu borcu kabul ettiği, bu protokol gereğince davacının 50.000,00 TL bedelli 1 adet bono verdiği, 42.100,00 TL ödeme yaptığı, ödemelerin cebri icra tehdidi altında yapılmadığı, davacının alacaklı ile anlaşarak takip borçlusu şirketlerin borcunu yüklendiği görülmüş, 21/10/2022 tarihli celsedeki beyanlarında; davacı vekili tüm borcun davalı alacaklıya ödendiğini, davanın istirdat davasına dönüştüğünü beyan ettiği görülmüş, davacının icra dosyasında taraf olmadığı, İİK 89 gereğince gönderilen ihbarnamelere karşı cevap vermediği, haciz baskısı olmaksızın icra konusu borcu haricen ödediği, davanın İİK 89 gereğince açılan menfi tespit davası olduğu,İİK 72 maddesinde menfi tespit davasının istirdat davasına dönüşebileceği belirtilmiş olup, İİK 72 maddesine göre dava açma hakkı borçluya aittir. Dosyamızda davacının icra takibinde borçlu olmadığı, İİK 89 gereğince menfi tespit davasının ikame edildiği, İİK 89 da İİK 72.ye paralellik oluşturacak şekilde istirdat davasına dönüşeğine dair bir hüküm bulunmadığı, bu durumda davacının ...