Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesi ile; 2008 yılında davalı firmayla bayilik sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmenin tüm gereklerini yerine getirdiklerini, davalı firma ile aralarında hiç bir hukuki sorun çıkmadığını, 01/03/2008 yılından, sözleşmenin feshedildiği güne kadar davalıdan yaklaşık 2.000.000,00-TL tutarında mal aldıklarını, düzenli olarak ödeme yaptıklarını, düzenli olarak da sipariş verdiklerini, davalıya 1700'den fazla müşteri kazandırdıklarını, bunların bir kısmının da devamlı ve büyük müşteriler olduğunu, 2016 yılının sonlarına doğru ortağı olan ... ve davalı şirketten muhatap oldukları ...'da tavır değişiklikleri sezmeye başladıklarını, ancak buna bir anlam veremediklerini, davalı firmanın öncelikle yapacakları her işlem için her iki ortağın da imza vermesini...
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2018/587 KARAR NO:2022/920
DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ:26/06/2018 KARAR TARİHİ:27/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı şirket yetkilisi dava dilekçesi ile; 2008 yılında davalı firmayla bayilik sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmenin tüm gereklerini yerine getirdiklerini, davalı firma ile aralarında hiç bir hukuki sorun çıkmadığını, 01/03/2008 yılından, sözleşmenin feshedildiği güne kadar davalıdan yaklaşık 2.000.000,00-TL tutarında mal aldıklarını, düzenli olarak ödeme yaptıklarını, düzenli olarak da sipariş verdiklerini, davalıya 1700'den fazla müşteri kazandırdıklarını, bunların bir kısmının da devamlı ve büyük müşteriler olduğunu, 2016 yılının sonlarına doğru ortağı olan ... ve davalı şirketten muhatap oldukları ...'da tavır değişiklikleri sezmeye başladıklarını, ancak buna bir anlam veremediklerini, davalı firmanın öncelikle yapacakları her işlem için her iki ortağın da imza vermesini istemeye başladığını, firma ile aralarındaki tüm ödemelerinin ve siparişlerinin sorunsuz olmasına rağmen neden böyle bir uygulama getirdiklerini anlamadığını, 2017 yılı Şubat ayında davalı şirkete yapılacak 325.000,00-TL'lik bir ödemenin teyidi için şirketlerinin her iki ortağının da imza vermesi gerektiğinde olayların patlak verdiğini, her nedense ortağı olan kardeşinin bu ödemeye onay vermekten imtina ettiğini ve davalı firmanın da "sizin şirket içi anlaşmazlıklarınız mı var" diyerek üzerlerine gelmeye başladığını, sonuç olarak tüm ödemelerin zamanında yapıldığını, hatta onay sorunu yaşayan 325.000,00-TL'lik bu ödemenin dahi süresinde ödendiği için firmadan erken ödeme iskontosu aldıklarını, ancak firmanın üzerlerindeki baskılarının artarak sürdüğünü, buna da bir anlam veremediklerini, bu konuyla ilgili firma yetkilisi ...'a soru sorduklarını, bir cevap alamayınca davalının yurt dışındaki merkezi ile görüştüklerini, bundan sonra 24/02/2017 tarihli ihtarname ile konunun yurt dışındaki merkeze taşınmasından duydukları rahatsızlıktan dolayı uyarıldıklarını, bu sırada eski ortağı olan kardeşi ...'un, şirketlerinin ortak mailinin şifresini değiştirdiğini gördüğünü, şifre kurtarma ile şifreyi yenileyince kardeşinin ... ile anlaşma yapmak üzere yeni bir şirket kurduğunu gördüğünü, Zeytinburnu'daki evini teminat olarak davalıya ipotek verdiğini, hatta ...'da kurduğu firma için yer tuttuğunu, bu dükkan için de ...'ın yetkilendirdiği reklamcı ile görüşmeler yaptığını, bütün bunların da 2016 yılının Kasım ve Aralık aylarında başladığını, davalı firmanın, ortağı olan kardeşi ile gizli anlaşmalar yaptığını ve onları devreden çıkardığını, sonrasında onlarla sözleşmeyi bozmak için bahaneler aramaya başladığını, davalıya kazandırdıkları tüm müşterilerden de kardeşinin yeni şirketi üzerinden faydalanmaya devam ettiğini, kardeşinin yeni şirketine, öncesinde kendilerine verilen imtiyazların verildiğini, özel indirimle ve promosyonlar yapıldığını,...