Mevzuata uygun olmayan parselasyon işleminin tapuya tescili isteminin reddedilmesi hakkında.
Danıştay 6. Daire E. 1992/1205 K. 1993/826 T. 5.3.1993 PARSELASYON İŞLEMİNİN TAPUYA TESCİLİ MEVZUATA UYGUN OLMAYAN PARSELASYON İŞLEMİNİN TAPUYA TESCİLİ İSTEMİNİN REDDEDİLMESİ HAKKINDA. 3194/md. 18 İstemin Özeti: Aydın İdare Mahkemesinin 12.12.1991 günlü, E:1988/9, K:1991/1011 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Savcı ..............'ın Düşüncesi: 2577 sayılı Yasanın 46. maddesi uyarınca idare mahkemelerinin nihai kararlarına karşı yapılan temyiz isteminde; öne sürülen hususlar, anılan yasanın 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymadığından, idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle Aydın İdare Mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakimi ............'ün açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, Bodrum, Omurca Mah. 91 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca düzenlemeye tabi tutulması sonucunda oluşan imar parsellerinin tapuya tescil edilmemesine ilişkin işlemin iptali dileğiyle açılmış, idare mahkemesince; 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin metni açıklanarak uyuşmazlıkta belediyenin düzenleme sonucu oluşan parsellerin tescili talebinin Tapu Sicil Tüzüğünün 25 ve Medeni Kanunun 925. maddeleri gereğince reddedildiği, anılan yasa hükümleri ile resen tescil yaptırma yetkisinin belediyelere verilmiş olduğu, davalı idarenin tescile ilişkin takdir yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiş, karar davalı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce temyiz edilmiştir. Medeni Kanunun müşterek mülkiyetin sona ermesini düzenleyen 627 ve 628 maddelerinde, müşterek mülkiyetin paydaşların rızalarıyla taksim edilerek, uyuşmazlık halinde ise ortaklığın giderilmesi davası yoluyla mahkeme kararına dayanılarak sona erdirilebileceği öngörülmüş olup, bunun dışında herhangi bir taksim usulü bulunmamaktadır. Bu durum karşısında, müşterek mülkiyete konu olan bir taşınmazın parselasyon işlemine tabi tutulması halinde oluşacak tüm imar parsellerinin paydaşlara yine müşterek mülkiyet şeklinde tahsis edilmesi zorunludur. Dosyanın incelenmesinden, dava konusu 91 ada, 3 parsel sayılı kadastral taşınmazda belediye ile birlikte iki kişinin hissedar olduğu, İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca yapılan düzenleme sonucu 7 adet imar parseli oluşturulup bunlardan beş adedinin belediyeye öteki ikisinin de ayrı ayrı diğer hissedarlara müstakilen tahsis edildiği böylece müşterek mülkiyetin. davacı belediye, tarafından ferdileştirildiği, anılan düzenleme sonucu oluşan imar parsellerinin tescili isteminin de dava konusu işlemle reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mevzuata uygun olmayan parselasyon işleminin tapuya te...