Yeni bir içtihadı birleştirme kararının çıkmış olmasının, usuli kazanılmış hak ilkesinin uygulanmasında bir istisna oluşturduğu; katma değer vergisinin kanuni mükellefi olmamakla birlikte bu vergiyi fiilen ödeyen ve vergiye nihai olarak katlanan davacının dava açma ehliyetinin bulunduğu hakkında.
4. Daire 2012/2515 E. , 2013/3293 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2012/2515 Karar No : 2013/3293 Temyiz Eden : … Kooperatifleri Merkez Birliği Vekili : … Karşı Taraf : Başkent Vergi Dairesi Müdürlüğü - ANKARA İstemin Özeti : Davacının, Başbakanlık Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünden satın aldığı arsa nedeniyle ihtirazi kayıtla ödediği katma değer vergisinin kaldırılarak iadesi istemiyle dava açılmıştır. Danıştay Yedinci Dairesi tarafından verilen bozma kararı uyarınca …Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 377'nci maddesinde, mükellefler ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabileceklerinin belirtildiği, aynı Kanunun 8'inci maddesinde ise mükellefin tanımının yapıldığı, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 8 nci maddesinin 1'inci fıkrasının (a) bendinde de mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanların mükellef olduğu hükmüne yer verildiği, buna göre; dolaylı bir vergi türü olan katma değer vergisinin mükellefinin, vergiye nihai olarak katlanmak durumunda kalan kişi ya da kişiler olmayıp, onlara mal teslim eden veya hizmet ifasında bulunan kişiler olduğu, bu durumda, sözkonusu verginin iptali istemiyle dava açma hakkının da verginin mükellefi olan bu kişilere ait bulunduğu, bu nedenle, davanın, katma değer vergisi mükellefi olmayan ve vergiye nihai olarak katlanan davacı tarafından açılmasının mümkün olmadığı, vergiye nihai olarak katlanan davacının, kendisinden haksız olarak alındığını ileri sürdüğü vergiyi, verginin mükellefine karşı adli yargı yerinde açacağı dava sonucuna göre geri alabileceği gerekçesiyle 2577 sayılı Yasanın 15 inci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Davacının temyiz istemi üzerine Danıştay Dördüncü Dairesinin 13.2.2008 günlü ve E:2006/1802, K:2008/472 sayılı kararıyla; sadece vergiyi tahsil edip vergi dairesine yatıran kişinin dava açma ehliyetinin bulunduğunun, vergiyi fiilen ödeyen ve verginin getirdiği mali yüke katlanan davacının ise bu vergi ile ilgisinin olmadığını kabul etmenin mükellefiyet kavramı ile bağdaşmayacağı gibi, 2577 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde öngörülen menfaat ihlali durumda dava açılmasına olanak tanıyan düzenlemeyle de bağdaştırılamayacağı, bu nedenle, Başbakanlık Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünden taşınmaz satın alan davacının satış bedeli üzerinden ödemek zorunda kaldığı vergiye karşı açtığı davada dava açma ehliyeti bulunduğu gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uymayan .... Vergi Mahkemesi, … gün ve E:…, K:… sayılı kararıyla önceki kararında ısrar etmiştir. Davacının temyiz istemini inceleyen Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca karar düzeltme aşamasında verilen 12.10.2011 günlü ve E:2011/236, K:2011/582 sayılı kararla; Danıştay Yedinci Dairesinin bozma kararına uyularak ve yansıyan vergilerde vergi yükü üzerinde kalan...