Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında 18/02/2012 tarihinde, 9.700,00 TL bedelli Hisseli Gayrimenkul Satış sözleşme düzenledikler, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinin üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen, mülkün tapu kaydının halen davacının üzerine kayıt ve tescil edilmediği, dava konusu olan devre mülklerin inşaatının durduğunu da sifahen öğrendiklerini, davacının sözleşme konusu yeri dava tarihinden önce hiç görmediği ve konaklamadığı, devre mülkten hiçbir şekilde fayda sağlayamadığı, Yapılan devre mülk sözleşmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin noter aracılığı ile yapılması gerekirken sadece taraflar arasında akdedilen bu sözleşmenin hukuksal geçerliliğinin bulunmadığı, Güncel...
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/234 Esas - 2022/440 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/234 Esas KARAR NO : 2022/440
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/02/2020 KARAR TARİHİ : 22/06/2022 KARAR Y.TARİHİ : 22/06/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davanın yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında 18/02/2012 tarihinde, 9.700,00 TL bedelli Hisseli Gayrimenkul Satış sözleşme düzenledikler, taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinin üzerinden 8 yıl geçmesine rağmen, mülkün tapu kaydının halen davacının üzerine kayıt ve tescil edilmediği, dava konusu olan devre mülklerin inşaatının durduğunu da sifahen öğrendiklerini, davacının sözleşme konusu yeri dava tarihinden önce hiç görmediği ve konaklamadığı, devre mülkten hiçbir şekilde fayda sağlayamadığı, Yapılan devre mülk sözleşmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, Taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin noter aracılığı ile yapılması gerekirken sadece taraflar arasında akdedilen bu sözleşmenin hukuksal geçerliliğinin bulunmadığı, Güncel Yargıtay Kararlarında devre mülkün kullanılmaya başlanılmamış olmasının cayma hakkını da başlatmayacağının hüküm altına alındığı, bu tür şirketlerde isim değişikliğine çok sık olarak gidildiği, bir şirketin askıda gözükerek yöneticilerinin aynı olduğu bir diğer şirket kurulması ,Şirketin tüm malvarlığı ile bir başka isim altında faaliyetlerine devam etmesi gibi hususların sorgulanabilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, bütün bu nedenlerle devre mülk sözleşmesinin geçersiz olması nedeniyle sözleşmenin iptaline, ödenen 9.700,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı şirketin iflas tasfiye işlemleri Ankara .... İcra Müdürlüğü'nce gerçekleştirileceğinden, dava dilekçesi ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE : Dava; taraflar arasında akdedildiği bildirilen Hisseli Gayrimenkul Satış Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir ( İİK m.235 ). Mahkememizin işbu dosyası .... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/102 E, 2021/267 K, sayılı Yetkisizlik kararı ile Mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki sırasına kaydı yapılmıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 03.04.2018 tarih ve 538 sayılı kararı ile; 7101 Sayılı İcra İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 46. maddesiyle 2004 sayılı İcra İflas Kanununa eklenen Geçici 14. Maddesinin 4. Bendi uyarınca, "İflas tasfiyesinde düzenlenen sıra cetveline yönelik davalar (İflas tarihinden önce açılıp yargılama sırasında kayıt kab...