Paranın türk lirası ya da döviz cinsinden kasada tutulmasının tamamen yükümlülerin talebine bağlı olduğu hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2003/622 K. 2004/607 T. 29.3.2004 KASADA TUTULAN PARA PARANIN TÜRK LİRASI YA DA DÖVİZ CİNSİNDEN KASADA TUTULMASININ TAMAMEN YÜKÜMLÜLERİN TALEBİNE BAĞLI OLDUĞU HAKKINDA. İstemin Özeti: 1998 yılı işlemleri incelenen davacı adına, repo gelirlerini kayıtlarına intikal ettirmediği, bankada bulunan dövizlerin değerlemeye tabi tutulmayıp, kur farkının dönem kazancına ilave edilmediği, iktisadi ve ticari icaplara uymayacak miktarda Türk Lirasının nakit olarak kasada göründüğü, arsa satışı nedeniyle elde edilen karın istisnadan yararlanma koşulları oluşmadığı halde kurumlar vergisi matrahına dahil edilmediği belirtilerek re'sen kurumlar vergisi, ek kurumlar vergisi ve gelir (stopaj) vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, ağır kusur ve vergi ziyaı cezası kesilmiştir. ?.Vergi Mahkemesi 5.11.2002 günlü ve E:2002//793, K:2002/2663 sayılı kararıyla; vergi inceleme raporunda, kayıt dışı bırakıldığı belirtilen repo geliri ile değerlemeden dolayı hesaplanan matrah farkından kaynaklanan vergi ve fon payına yönelik davanın reddine, bunlar için uygulanan ağır kusur cezasının kusur cezasına çevrilmesine, işletme kayıtlarına göre iktisadi ticari icaplara uymayacak şekilde Türk Lirası cinsinden nakit paranın kasada tutulamayacağı, bu paranın döviz olarak tutulması halinde elde edileceği ileri sürülen kazanç miktarının varsayıma dayalı olduğu, paranın Türk Lirası yada döviz cinsinden kasada tutulmasının tamamen yükümlülerin talebine bağlı olduğu, paranın döviz olarak tutulduğu yolunda bir tespit bulunmadığı, iki yıldan fazla aktifte kalan arsa satışı nedeniyle elde edilip, sermayeye ilave edilen gelirin yeminli mali müşavir tasdik raporu düzenlenmediği belirtilerek istisnadan yararlandırılmamasının, yasada böyle bir koşul olmadığı için hukuken mümkün olmadığı, gayrimenkul alım-satımı işini meslek olarak yapanların istisnadan yararlanamayacakları göz önüne alındığında da davacının bu işi meslek olarak yaptığı yolunda somut bir tespit bulunmadığından davacının istisna hükmünden yararlandırılmamasında isabet görülmediği ancak, kurumlar vergisinden istisna tutulan bu kazançtan gelir vergisi tevkif edileceği açık olduğundan idarece bu hususun dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle bu matrah kalemlerine ilişkin vergi, fon payı ve cezaların kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, yapılan işlemlerin yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ?.Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?.Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49?uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçb...