Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu "......." ibareli markasını, 1988 yılından beri gıda ürünleri ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin sunumunda yoğun ve kesintisiz şekilde kullanıldığını, müvekkilinin ".......' ibareli tescilsiz markayı taşıyan yiyecek ve içecek sağlanması hizmeti sunan işletmeyi 2011 yılında devraldığını, devirden önceki dönemde markanın çeşitli şekillerde kullanımlarının olduğunu, ayrıca Markadaki logonun FSEK kapsamında grafik eser vasfında olduğunu, haklarının müvekkili tarafından devralındığını, marka için o dönemde ..... sayı ile marka tescil başvurusunda da bulunulduğunu, ancak elde olmayan bazı nedenlerle gerekli prosedürlerin tamamlanamaması sebebiyle tescil...
T.C. BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/236 KARAR NO : 2022/87
DAVA : Markanın Hükümsüzlüğü, Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 15/09/2020 KARAR TARİHİ : 29/03/2022 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/03/2022 Davacı vekili tarafından, davalı aleyhinde açılan davanın, Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda : GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu "......." ibareli markasını, 1988 yılından beri gıda ürünleri ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinin sunumunda yoğun ve kesintisiz şekilde kullanıldığını, müvekkilinin ".......' ibareli tescilsiz markayı taşıyan yiyecek ve içecek sağlanması hizmeti sunan işletmeyi 2011 yılında devraldığını, devirden önceki dönemde markanın çeşitli şekillerde kullanımlarının olduğunu, ayrıca Markadaki logonun FSEK kapsamında grafik eser vasfında olduğunu, haklarının müvekkili tarafından devralındığını, marka için o dönemde ..... sayı ile marka tescil başvurusunda da bulunulduğunu, ancak elde olmayan bazı nedenlerle gerekli prosedürlerin tamamlanamaması sebebiyle tescil edilemediğini, müvekkilinin markasının, logosunun ve ticaret unvanının tanınmışlık vasfı kazandığını, ancak hal böyle iken davalının, ...... tescil numaralı "......." ibareli markaları kendisi adına tescil ettirdiğini, müvekkilinin marka tescil başvurularına davalının itiraz etmesi üzerine söz konusu markalardan haberdar olunduğunu, davalının bu tescillere dayanarak müvekkilinin yaptığı marka başvurularına itiraz ettiğini, ancak davalının bununla yetinmeyip müvekkili şirket yetkilisine kullanımın sonlandırılması isteminde bulunarak dava açacağını da bildirdiğini, bundan dolayı müvekkilinin ticari faaliyeti ile ilgili olarak ciddi ve fiili girişimlerinin risk altına girdiğini, müvekkilinin gerek tescil önceliğine sahip olduğu marka ve ticaret unvanına dayalı olarak ve gerekse de fiili kullanım önceliğine sahip olduğu tanınmışlık kazanan tescilsiz kullanımına konu markasına dayalı olarak, aynı, ayırt edici ve baskın unsuru içeren davalı adına tescilli söz konusu markaların hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunduğunu iddia ederek, davalı adına tescilli ...... tescil numaralı markaların hükümsüzlüğünü, müvekkilinin "......." ve "......" ibareli markayla gerçekleştirdiği ticari faaliyetin, davalının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin tespitini talep ve dava etmiştir. CEVAP ; Davalı vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu markanın asıl ve gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davacı kullanımının müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, "......." ibaresinin aynı sektörde ilk olarak müvekkili tarafından 1973 yılından beri ve halen de aynı adresteki iş yerinde aktif olarak kullanıldığını, müvekkilinin hem kullanımının, hem de tescil başvurusunun davacıdan daha eski olduğundan, müvekkilinin markası için tescil talebinde bulunmasının ya da bu markayı kullanmasının olağan bir durum olduğunu, davacı 1988 yılından it...