Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Danıştay/E. 2000/1391 · K. 2000/5052
DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

Esas No:2000/1391 Karar No:2000/5052

E. 2000/1391K. 2000/50526 Aralık 2000
off-shore döviz tevdiat hesapları
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

Off-shore döviz tevdiat hesaplarından dolayı ödenen faiz üzerinden gelir vergisi tevkifatı yapılıp yapılamayacağı hk.

Karar Metni

Danıştay 4. Daire E. 2000/1391 K. 2000/5052 T. 6.12.2000 OFF-SHORE DÖVİZ TEVDİAT HESAPLARI OFF-SHORE DÖVİZ TEVDİAT HESAPLARINDAN DOLAYI ÖDENEN FAİZ ÜZERİNDEN GELİR VERGİSİ TEVKİFATI YAPILIP YAPILAMAYACAĞI HK. 193/md. 75 , 94 Temyiz Eden Taraflar: 1-... Vergi Dairesi Müdürlüğü 2-... Bankası Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü Vekili : Av. .... İstemin Özeti : Davacı bankanın ...'de bulunan Off-Shore Bankacılık Şubesine ait döviz tevdiat hesapları nedeniyle yapılan faiz ödemelerinden gelir vergisi kesintisi yapılmadığı ileri sürülerek düzenlenen rapor uyarınca 1993/Kasım dönemi için ikmalen gelir (stopaj) vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, kaçakçılık cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi'nin 21.12.1999 günlü ve E: 1999/605, K: 1999/1477 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca tam mükellef olarak kabul edilen gerçek kişilerin Türkiye içinde ve dışında elde ettikleri kazanç ve iratların tamamı üzerinden vergiye tabi olduğu ve bu kazancın kaynağını döviz tevdiat hesaplarından elde edilen faiz gelirinin oluşturması halinde de bu faizi ödemekle yükümlü kurumların istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaları gerektiği, davacı şirketin ...'de off-shore bankacılık yapmak üzere kurduğu bankanın statüsünün şube olmasının off-shore bankacılık faaliyetinde bulunulmasına yasal olarak engel oluşturmadığı, ancak faaliyetin uluslararası bankacılığın gerektirdiği usuller çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiği, oysa davacı şirketin Türkiye'de yerleşik kişilerden yurtiçi şubeler aracılığıyla fon toplayıp, bu fonların çok büyük bir kısmını tekrar Türkiye'de yerleşik kişilere plase etmesi ve yine büyük bir kısmının kendisi tarafından kredi adı altında kullanılıyor olmasının tespit edilmesi karşısında yapılan bankacılık faaliyetinin uluslararası bankacılıktan ziyade yerel bankacılık olduğu, ayrıca off-shore bankacılığın avantajlarından yararlanılabilmesi için örgütlenmenin hukuki statüsünün iştirak olması, dolayısıyla ayrı bir tüzel kişiliğe haiz olması gerektiği, öte yandan ... hükümeti ile davacı şirket arasında yapılan sözleşmenin sadece tarafları bağlayıp, Türk vergi mevzuatının uygulanmasına etkisinin bulunmadığını, bu durumda, yurtiçi şubeler aracılığıyla ... şubesi adına açılan hesaplardan dolayı sağlanan faiz gelirinin Türkiye'de elde edildiği sonucuna varıldığından, ödenen faiz üzerinden gelir vergisi tevkifatının yapılması gerektiği gerekçesiyle gelir (stopaj) vergisine ilişkin davanın reddine, olayın oluş biçimi itibarıyla, davacının vergi kaçırma kastı bulunmadığından kaçakçılık cezasının kusur cezasına çevrilmesine, ikmalen ve re'sen yapılan tarhiyatlarda fon hesaplanacağına dair Yasada bir hüküm bulunmadığından fon payı ve fon payı için kesilen kaçakçılık cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir. Vergi Dairesi Müdürlüğü, kesilen kaçakçılık cezası ile fon payı ve cezasının yasal olduğunu, Davacı şirket ise, söz konusu faaliyetin Türkiye'de yetkili kuruluşlardan alınan izin çerçevesinde ve ... m...

Benzer Kararlar

DanıştayDanıştay 3. Daire Kararları

E. 2000/3677 · K. 2001/2169

5 Haziran 2001

DanıştayDanıştay 7. Daire Kararları

E. 2000/1173 · K. 2000/2984

31 Ekim 2000

DanıştayDanıştay 7. Daire Kararları

E. 1999/3374 · K. 2000/1069

13 Nisan 2000

OZELGE

E. — · K. —

29 Temmuz 2013

DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

E. 2000/481 · K. 2000/5040

5 Aralık 2000

DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

E. 2000/524 · K. 2001/393

20 Şubat 2001