Kaçakçılığa iştirak fiilini oluşturan en büyük etkenin tarafların ayrı ayrı menfaat temin etmesi, bu menfaatin yapılacak inceleme ile açıkça ortaya konması gerektiği hpakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2000/1199 K. 2001/559 T. 27.2.2001 VERGİ KAÇIRMA FİİLİNE İŞTİRAK KAÇAKÇILIĞA İŞTİRAK FİİLİNİ OLUŞTURAN EN BÜYÜK ETKENİN TARAFLARIN AYRI AYRI MENFAAT TEMİN ETMESİ, BU MENFAATİN YAPILACAK İNCELEME İLE AÇIKÇA ORTAYA KONMASI GEREKTİĞİ HPAKKINDA. 213/md. 338 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Anonim Şirketi Vekili: Av. .... İstemin Özeti: Dar mükellefiyete tabi ... Company of Turkey Limited Şirketi'nin 1993-1998 yıllarına ait işlemlerinin incelenmesi sonucu adı geçen şirketin davacı banka şubesinde açtığı vadeli mevduat hesapları üzerinden tahakkuk eden faiz tutarlarını bloke hesapta gizleyip vergi kaçırma fiiline iştirak ettiği ileri sürülerek şirket adına 1993 yılı için salınan kurumlar vergisi ve kesilen kaçakçılık cezası nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 338 inci maddesi uyarınca davacı banka adına kaçakçılığa iştirak cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi 4.10.1999 günlü ve E: 1999/102, K: 1999/1063 sayılı kararıyla; kaçakçılığa iştirak fiilini oluşturan en büyük etkenin tarafların ayrı ayrı menfaat temin etmesi, bu menfaatin yapılacak inceleme ile açıkça ortaya konması olduğu, davacı bankanın menfaat temin ettirdiği öne sürülen ... Şirketinden emekli olup ayrılan ve bu şirketle herhangi bir ilgisi kalmayan kişilerin bankaya başvurarak kredi kullanmalarını sağlaması, şirketin bu kişilere kefil olmasının doğal bir olay olduğu, bankanın bloke hesaplarında gizlediği kabul edilen faizlerin 1993 yılından 1998 yılına kadar devamlı şekilde ... şirketine ödendiğine ilişkin inceleme elemanınca yapılmış bir tespit bulunmadığı, davacı bankanın müşterilerinin elde ettikleri faiz gelirinden dolayı tevkifat yaptığı, inceleme elemanınca peçelendiği kabul edilen faiz gelirlerine ilişkin olarak incelemenin derinleştirilmediği, geliri elde eden kişilerin bilgisine dahi başvurulmadığı, bu olayda davacı bankanın da herhangi bir menfaat temin etmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle kaçakçılığa iştirak cezasının kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, bankacılık araçlarından yararlanılarak işlemlerin gerçek mahiyetinin peçelendiğini, bu fiillerin sonucu vergi ziyaına kasten sebebiyet verildiğini ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren D...