Mükelleflerin vergiyle ilgili işlemlerini takip eden 3568 sayılı yasa'ya tabi meslek mensuplarına yoğun şekilde ihtiyaç duyulan dönemlerde, bu meslek mensuplarının yeterli ölçüde dinlenmelerinin temin edilmesi amacıyla kanunla öngörüldüğü anlaşılan mali tatil süresince, 5604 sayılı yasa'da açıkça vergiyle ilgili işlemlere ilişkin dava açma sürelerinin işlemeyeceği de kurala bağlanmış iken benzer şekilde bir hükmün öngörülmediği temyiz başvurusuna ilişkin sürenin de işlemeyeceği sonucuna ulaşmaya olanak bulunmadığı hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2009/4122 K. 2009/2814 T. 30.9.2009 MALİ TATİL DAVA AÇMA TEMYİZ MÜKELLEFLERİN VERGİYLE İLGİLİ İŞLEMLERİNİ TAKİP EDEN 3568 SAYILI YASA'YA TABİ MESLEK MENSUPLARINA YOĞUN ŞEKİLDE İHTİYAÇ DUYULAN DÖNEMLERDE, BU MESLEK MENSUPLARININ YETERLİ ÖLÇÜDE DİNLENMELERİNİN TEMİN EDİLMESİ AMACIYLA KANUNLA ÖNGÖRÜLDÜĞÜ ANLAŞILAN MALİ TATİL SÜRESİNCE, 5604 SAYILI YASA'DA AÇIKÇA VERGİYLE İLGİLİ İŞLEMLERE İLİŞKİN DAVA AÇMA SÜRELERİNİN İŞLEMEYECEĞİ DE KURALA BAĞLANMIŞ İKEN BENZER ŞEKİLDE BİR HÜKMÜN ÖNGÖRÜLMEDİĞİ TEMYİZ BAŞVURUSUNA İLİŞKİN SÜRENİN DE İŞLEMEYECEĞİ SONUCUNA ULAŞMAYA OLANAK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 2577/md. 46 5604/md. 1 İstemin Özeti : 2008 yılı beyannamelerini internet ortamında ve süresi içinde vermemesi nedeniyle Vergi Usul Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca davacı adına kesilen özel usulsüzlük cezasına karşı açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesi'nce işin gereği düşünüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin ( 2 ) işaretli bendinde; özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde, Danıştay dava daireleri ile idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği kurala bağlanmıştır. İdari yargılamada dava açma ve kanun yoluna başvurma süreleri kendine özgü hak düşürücü süreler olup, kamu düzenini ilgilendirdiğinden taraflarca ileri sürülmese bile davanın her aşamasında ilgili yargı mercii tarafından re'sen dikkate alınması gereken bir husus olduğu gibi, bu sürelerin durması veya kesilmesini gerektiren durumlar ancak yasal bir düzenlemeyle yapılabilir. 5604 sayılı Mali Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde her yıl Temmuz ayının birinden yirmisine kadar mali tatil uygulanacağı, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirli sürelerde yapılması gereken muhasebe kayıt süreleri, bildirim süreleri ve vergiyle ilgili işlemlere ilişkin dava açma sürelerinin mali tatil süresince işlemeyeceği, belirtilen sürelerin mali tatilin bitiminden itibaren tekrar işlemeye başlayacağı hükme bağlanmış olup, Kanun'un gerekçesinde düzenlemenin amacının, 3568 sayılı Yasa'ya göre çalışan meslek mensuplarının, mükelleflerin vergiyle ilgili mevzuattan kaynaklanan işlemlerini takip ederken maruz kaldıkları yoğun stresten uzaklaştırılmaları olduğu belirtilmiştir. Söz konusu maddenin uygulanmasına ilişkin olarak düzenlenip, 30.06.2007 günlü 26568 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 Sıra No.lu Mali Tatil Uygulanması Hakkında Genel Tebliğ'in 'Mali Tatil Nedeniyle İşlemeyen Süreler' başlıklı 5. maddesinin 3 işaretli bendinde ikmalen, re'sen ve idarece yapılmış olan tarhiyatlara karşı mükelleflerin dava açma süresinin, vergi ve ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün olduğu, dava açma süresinin mali tatile rastlaması halinde sürenin mali tatil süresince işlemeyeceği açıklanmıştır. Yukarıda değinilen düzenlemelere göre, mükelleflerin vergiyle ilgili i...